Kategori Arşivi: Hikayeler

Ara 14

“ASİL TÜRK MİLLETİ”

“ASİL TÜRK MİLLETİ” “İstanbul Bahçekapı’da meşhur bir terzihanenin sahibi olan Macar Mösyö BAK, aralarında İngiliz, Fransız, Alman, İtalyan, Rum, Ermeni ve Yahudi bulunan bir topluluğa şunları söylemiş: “- Ticarethanemizde çalışan bir Türk, harbe giderken; daha evvel aldığı on, on beş lira borcu veremeyeceği için özür diledi. Fakat harpten sağ dönerse kendisinin, şehit düşerse ailesinin mutlaka …

Devamını oku »

Ara 06

ATATÜRK’TEN TÜRKİYE CUMHURİYETİ DÜŞMANLARINA…

ATATÜRK’TEN TÜRKİYE CUMHURİYETİ DÜŞMANLARINA…   Büyük önder Atatürk, büyük taarruzun ve Cumhuriyet’in ilanının yıldönümü olan 30 Ağustos 1925 tarihinde Kastamonu nutkunda sizler için şunları söyledi: “Efendiler ve ey millet iyi biliniz ki Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz. En doğru ve en hakiki tarikat, tarikatı medeniyedir. Hissettiğim ve gördüğüm hususatı olduğu gibi söylemeyi …

Devamını oku »

Kas 28

RUH

RUH    Bir tıp doktoru olan Cevat Doğan Kur’an’dan İlhamlar adını verdiği kitabında; “İnsanın ölümü, kalp ve dolaşımın, teneffüsün durması ile gerçekleşiyor. Ölen kişinin sakallarında, tırnaklarında birkaç gün süren cüz’i uzamalar olur. Bunlara bakarak, insanın dolaşım ve solunum sistemleri durmakla henüz ölmüş olmadığı iddiaları yanlıştır. Ölümü yukarıda tarifini verdiğimiz olayla başlamıştır. Sakallar vs.. gibi bazı …

Devamını oku »

Kas 21

BİR HADİS VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ İSMİ

BİR HADİS VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ İSMİ 627 de Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V.), Medine-i Münevvere’de Mescid-i Nebi’nin çevresinde kurulan ismi TÜRK olan bir çadırda Ramazan dolaysıyla itikafa girdi. Peygamber Efendimizin itikafa girdiği bu çadır, Hadis-i Şerifte ”Fİ KUBBETİT TÜRKİYE” olarak kayıtlıdır. Türkiye ismi, Allah’ın takdiri neticesi 627 yılında da yaşıyordu. TBMM Kurucu Meclis’te İslâm Uleması …

Devamını oku »

Kas 13

Büyük Türk düşünürü ve Türk Milliyetçisi Ziya Gökalp

Büyük Türk düşünürü ve Türk Milliyetçisi Ziya Gökalp   Büyük Türk düşünürü ve Türk Milliyetçisi Ziya Gökalp, 1876 yılında Diyarbakır’da doğdu. Asıl adı Mehmet Ziya, babası Müftüzade Tevfik Efendi, annesi Pirinçcizade Zeliha Hanım‘dır. Ziya Gökalp aydın bir babanın evlâdı. Babası Diyarbakır’da önemli devlet görevlerinde bulunuyordu. Evrak, Matbaa, Nüfus Müdürlüğü gibi… Okuyan yazan birisiydi; Diyarbakır Vilâyetinin …

Devamını oku »

Kas 05

“Bir Cumhuriyet Hikayesi”nden

“Bir Cumhuriyet Hikayesi“nden İsmet İnönü THK’nın toplantısından döner ve sıkıntılı bir şekilde ATATÜRK‘ün yanına gider. Mustafa Kemal ATATÜRK, İnönü’ye sıkıntısının sebebini sorar. İnönü, toplantıda THK’nın hesaplarında 40 para eksik tespit ettiklerini ve nedenini bulamadıklarını, soruşturacaklarını söyler. ATATÜRK, İnönü’ye döner ve  “Soruşturun… Soruşturun.. O 40 para, bir gün 40 kuruş sonra 40 lira sonra 400 lira …

Devamını oku »

Eki 28

Türk Bayrağı ve İsmet İnönü

Türk Bayrağı ve İsmet İnönü   Ve Türk Bayrağı konusuna şu tarihi anı ile nokta koyalım: Gazi İsmet İnönü Lozan’da kendisine tahsis edilen makam aracının ön ortasına Türk Bayrağı koydurur. Lozan Polis Teşkilatı Müdürü İsmet Paşa’ya gelerek, “Suikast duyumu aldık, aracınızdaki Türk Bayrağını indirin” diye uyarı yapar. Kurtuluş savaşlarının kahramanı Gazi İsmet İnönü’nün şu tarihi …

Devamını oku »

Eki 26

“Kerkenez”

“Kerkenez”   “Kerkenez’i bizim için ilginç yapan gökyüzünde hiç kıpırdamadan asılı gibi duruyor olması, daha doğrusu öyle görünmesidir. Oysa kerkenez uygun bir hava akımı bularak havada sabit bir görünüm kazanır. Kanatlarını çırparak uygun bir hava akımı yaratmak yerine var olan hava akımından yararlanarak sadece kanatlarını açarak hiç yorulmadan uçmuş olur. Yani rüzgâra göre uçar.  Yere …

Devamını oku »

Eki 18

Alamancı ailenin başına gelenler

Alamancı ailenin başına gelenler Adamcağız PTT emeklisi. Üç oğlu vardı. İkisi Almanya’da çalışıyordu. İçlerinden en büyük olan evlat babasını yasa dışı yollarla çalıştığı şehre götürdü. Baba bir süre sonra vefat etmez mi? İki gurbetçi evlat kara kara düşünmeye başladılar: “Cenazeyi Türkiye’ye nasıl götüreceğiz?” Sonunda formül bulundu. Arabanın üzerine bagaj demirleri monte ettiler. Babalarını büyük bir halıya …

Devamını oku »

Eki 10

‘BİLMEK’ ÜZERİNE;

‘BİLMEK’ ÜZERİNE; “Orta Çağ Avrupası’nda her şeyin bilindiği kabul edilirdi. Siz bilmiyorsanız papaza sorardınız, o bilmiyorsa kardinale. O bilmiyorsa Papa mutlaka bilirdi. Papa da bilmiyorsa, o şey, bilinmesi gerekmeyecek kadar önemsiz demekti zaten! Bizim iş dünyasında da siyaset dünyasında da her şeyi bilenler hâlâ etkili konumdadırlar ve danışmaya pek ihtiyaçları yoktur…” Harari’nin “Bilim devrimi, insanların ‘bilmiyorum’ …

Devamını oku »

Eski yazılar «