Etiket Arşivi: gönül

May 19

AHMET YESEVİ KÜLTÜRÜ (2)

AHMET YESEVİ KÜLTÜRÜ (2) Hoca Ahmed Yesevî’nin Orta Asya’daki Türkler arasında başlattığı bu tasavvufî hareketin bir benzeri yaklaşık bir asır sonra Anadolu’da ortaya çıkmıştır. Yesevi Kültünü benimseyen Yunus Emre, Yesevî’nin izinden giderek Anadolu halkı arasında ortak bir tasavvufî anlayışın oluşmasına saf, arı, temiz Türk Dili’ni ustaca kullanarak öncülük etmiştir. Türk tasavvuf şiirinin oluşumuna büyük katkı …

Devamını oku »

May 10

RUHUMDA DEPREMİ YAŞATTIN BANA

RUHUMDA DEPREMİ YAŞATTIN BANA   Seninle kavlimiz birdi bir zaman Şeytanca fikirler girdi bir zaman İşte böyle bulduk derdi bir zaman Ruhumda depremi yaşattın bana…   Sevgiden yana hiç sözün kalmamış Çürümüş, kokuşmuş özün kalmamış Yüzüme bakacak yüzün kalmamış Ruhumda depremi yaşattın bana…   Gönlüm mutluluğu sağmadı o gün Bir sevgi yağmuru yağmadı o gün …

Devamını oku »

Şub 26

GÖNÜL KUŞU

GÖNÜL KUŞU   Bir sevgi depremi yıktı bedeni Gel de yüreğimde kal diyemedim Cehennem ateşi yaktı can teni Gel gönül deryama dal diyemedim   Hiç, sevda çiçeği açmadı gönül! Kara güne ışık saçmadı gönül! Zemheride bile kaçmadı gönül! Yıkık harabeme gel diyemedim   Sensizlik zulmüne alışan benim.. Özlemle, hasretle tanışan benim.. Sendeki o öze karışan …

Devamını oku »

Şub 25

AHMET YESEVİ

AHMET YESEVİ 24 Şubat) Ahmet Yesevî’nin vefat yıl dönümü. Anadolu’da hoşgörüye dayalı İslâm anlayışının teşekkülünde büyük hizmeti olan Ahmet Yesevî’yi hiç olmazsa vefat yıl dönümlerinde hatırlayarak hayır dua ile yâd etmek boynumuzun borcudur. Türklerin İslâmiyet’le teması 7-8’inci asırlarda başlar. Yaklaşık 150-200 yıllık bir tanışma döneminden sonra Türkler kitleler halinde Müslüman olurlar. Yeni bir dine giren …

Devamını oku »

Şub 18

NE DİYORSUN?

NE DİYORSUN?   Gözlerine sorsam beni Tanınır mı, ne diyorsun? Tenler arar billur teni Bulunur mu, ne diyorsun?   Ne diyorsun aşkın gülü? Şakımakta aşk bülbülü Şaha kalkan can düldülü Salınır mı, ne diyorsun?   Şaşırdık yokuşu düzü Aranmakta sevgi özü Kör mü yoksa gönül gözü? Açılır mı, ne diyorsun?   Yıkılsın sensizlik seti Sonsuz …

Devamını oku »

Şub 10

HİLALE YILDIZA AL OL, SEVEYİM

HİLALE YILDIZA AL OL, SEVEYİM   Seveyim kaygısız, tasasız hem de Gönül ağacıma dal ol, seveyim! Mevsimli, mevsimsiz hatta her demde.. Yürek peteğime bal ol, seveyim!   Felek ikimizi bir karsın derim.. Candan öte canda, sen varsın derim.. Her iki cihanda tek yarsın derim… Her an doğru çıkan fal ol, seveyim!   Soyca da asildir, …

Devamını oku »

Şub 02

GÖNÜLDEN TUTUKLUYUM

GÖNÜLDEN TUTUKLUYUM   Nice şahın kralın fermanı kâr etmedi Gönül ferman dinlemez, sevgiden umutluyum Bu sevginin acısı yüreğime yetmedi Öyle bir esaret ki gönülden tutukluyum..   Zehri andıran tatlar tek tek aşımdan gitti Lâl oldu ağzım, dilim aklım başımdan gitti İhtiyarlık denilen korku yaşımdan gitti Öyle bir esaret ki gönülden tutukluyum..   Bu hayat artık …

Devamını oku »

Oca 17

SENSİZ OLUNCA…

SENSİZ OLUNCA…   Başım, gözüm değil, her yanım ağlar Yüreğim, kapkara geceler bağlar Cehennem yalnızlık içimi dağlar Dökülür yaşlarım sensiz olunca…   Yazdım gök kubbeye yıldız adını Hak bana sevdirdi sevgi tadını Çekerim, “Zümrüdü Anka” kadını Tespihe başlarım sensiz olunca…   Sevgi tüm hayatın can veren usu Bu sensizlik bana zulmün koyusu Yalnızlık Yusuf’un bir …

Devamını oku »

Ara 07

BİR AFETE TUTULDU GÖNÜL

BİR AFETE TUTULDU GÖNÜL   Cemali güneş mi, ay mıdır nedir? Göz üstünde kaşlar yay mıdır nedir? Küheylan, kısrak mı, tay mı nedir? Böyle bir afete tutuldu gönül   Aklımla, kalbimle açtı aramı Bu nasıl bir afet? Yaktı çıramı Tartıda bir uzman almış daramı Böyle bir afete tutuldu gönül   Eşi var mı diye aradım, …

Devamını oku »

Eki 21

RUH HIRSIZI

RUH HIRSIZI   Bir ömür nefesinde, gözlerinde ferdeyim Aşkla gönül ufkuma doğduğun seherdeyim Hafızamda anılar canlandı birer birer Seni hep yüreğimle kokladığım yerdeyim   Aşk ile bakışına kandığım günler var ya! Bir ömür seninleyim sandığım günler var ya! Şimdi hepsi bir hançer saplanır yüreğime Aşkınla alev, alev yandığım günler var ya!   Safça, hatta ahmakça …

Devamını oku »

Eski yazılar «