Kategori Arşivi: Fıkralar

May 30

ŞART DEDİĞİN

ŞART DEDİĞİN Varlıklı bir zat dostlarını iftara çağırır. Bektaşi arkadaşını da unutmaz. İftar sonrası sohbet din üstünedir. Ev sahibi takılmak amacıyla Baba’ya sorar; “Ya Erenler, İslam’ın şartı kaçtır?” Bektaşi; birdir yanıtını verir. Herkes şaşırır. Ev sahibi bunun ne demek olduğunu açıklamasını ister. Baba erenler anlatır; “Siz, Hac ile Zekat’ı kaldırdınız. Biz ise Namaz ve Orucu …

Devamını oku »

May 22

Ünlü ressam

Ünlü ressam Rafael, Vatikan’da din temalı bir resim yaparken başına iki kardinal dikiliyor. Başlıyorlar resmi acımasızca eleştirmeye. Bunlardan biri resimdeki Sen Paul’ü işaret ederek “yüzü fazla kızarmış” diyor. Bunları duyan Rafael başını bile çevirmeden cevap veriyor; “Kilisenin kimlerin eline kaldığını görünce, yüzü kızardı”. **** “Amma da meraklıymış” Küçük kız sormuş; “Anne Tanrının her zaman ne …

Devamını oku »

May 14

“AHIRA DÖNÜYORUM”

“AHIRA DÖNÜYORUM” “İran şahlarından biri şiir yazıyormuş ama şiire hiç kabiliyeti yokmuş. Şiirlerini dalkavuklarına okur, onlar da mecburen alkışlarmış. Bir gün İran’ın ileri gelen şairlerinden Kâni ile karşılaşmış. Şiirlerinden birini okumuş. Kâni’ye nasıl bulduğunu sormuş. Kâni de: – Çok berbat Şah Hazretleri, çok berbat! Demiş. Şah öfkeden küplere binmiş: – Atın şu hayvan herifi ahıra! …

Devamını oku »

May 06

Üç Katolik rahibe

Üç Katolik rahibe Öncelikle Sayın Cumhurbaşkanımızın yeni ziyaret ettiği Papa’dan özür dileyerek, bu fıkrayı aktaracağım: Mezheplerin birbirine saldırması, dinlerin birbirlerine saldırısından daha acımasız olmakta. Üç Katolik rahibe, manastırı bırakıp, normal hayata dönme kararı almışlar. Başrahibe kendilerini kabul etmiş. Ayrılmalarına üzüldüğünü belirtip, nasihatlere başlamış. Birinciye sormuş; “Hangi mesleğe girmek istiyorsun çocuğum?” Cevap: “Satıcı olmak istiyorum Sayın …

Devamını oku »

Nis 25

“AKP’nin aradığı köşe yazarı”

“AKP’nin aradığı köşe yazarı”   Rahmi Turan’ın “Cumhurbaşkanı ve Başbakanlardan Dinlediğim Muhteşem Fıkralar…” kitabından: “İktidarın havuz medyasına köşe yazarı arayan genel yayın müdürü işe alacağı yazara: “Sen kaç yaşındasın?” diye sorar. Yazar iki büklüm olarak: “Muhterem genel yayın müdürüm, siz hangi yaşta olacağımı emrederseniz o yaştayım” diye cevap verir. Genel yayın müdürü yazara takdirle baktıktan …

Devamını oku »

Nis 17

Deveye konuşmayı öğretmek

Deveye konuşmayı öğretmek Padişah bir gün halkına demiş ki, ‘Benim deveye konuşmayı öğretene bin altın veriyorum. Öğretemezse kellesini keseceğim.’ Adamın biri çıkmış ‘Ben on senede öğretirim deveye okuma yazmasını’ altınları danpeşinen alırım demiş. Altınları almış. Arkadaşları, adama ‘Devenin öğreneceği yok. Deli misin?’ diye kızmışlar. Adam cevap vermiş ’10 senede ya deve ölür, ya padişah ölür, …

Devamını oku »

Nis 09

Kaz oluyorsun

Kaz oluyorsun Adamın biri bütün ömrünce iyilik etmiş. Tüm zamanını duayla geçirmiş. Tek ümidi öbür dünyada melek olmakmış. O da ölmüş. Onu da Sen Piyer karşılamış. Defterini incelemiş ve aralarında şu konuşma geçmiş: – Oğlum, sen bir bardak bira da mı içmedin. – Bir damla içki almadım muhterem peder. – Peki evladım hiç bahis de …

Devamını oku »

Nis 01

Sırat Köprüsü

Sırat Köprüsü “Brigitte Bardot ölmüş -Allah uzun ömür versin- öbür dünyada karşılanmış. Sırat Köprüsü’nün başına getirilmiş. Korku içinde ve fena halde titriyor. Sen Piyer, kendisini teselli ediyor; “Korkma yavrum. Sırat Köprüsü’nden geçerken geçmişi düşünme. Kalbini temiz tut yeter. Düşmeden geçersin. Sen sadece yürü, korkma. Ben de arkandan geliyorum”. 10 adım atmışlar. Ve Sen Piyer aşağıya …

Devamını oku »

Mar 24

Ey Allah’ım bir benim halime bak!

Ey Allah’ım bir benim halime bak! Bir Bektaşi dervişi, yayan olarak Hicaz’a gitmek ister. Hazırlığını yapıp yola düzülür. Yolculuk günlerce, aylarca devam eder. Gündüzleri yollarda, geceleri ise dağlarda, kırlarda, su başlarında geçiren Bektaşi, yorgun ve bitkin bir halde Mısır’a kadar gelir. Şehirde kalacak bir yer ararken, Mısır hidivi Mehmet Ali Paşa‘nın sarayı önüne gelir, kapının …

Devamını oku »

Mar 16

YAHUDİ PAZARLIĞI

YAHUDİ PAZARLIĞI Yahudi bir vatandaş, oğlunu ticarete alıştırmak için alışverişe göndermiş. Yalnız bir tembihte bulunmuş: “-Ne isterlerse sen yarısını ver!..” Çocuk sabahleyin bir ayakkabı mağazasına girmiş. Bir çift ayakkabı beğenmiş.  Mağaza sahibinin de bir prensibi varmış: Günün ilk müşterisini mağazadan boş göndermek istemiyormuş. İlk müşteriye mutlaka ayakkabı satıyormuş. Çocuk, ayakkabının fiyatını sormuş. Mağaza sahibi söylemiş: …

Devamını oku »

Eski yazılar «