Kategori Arşivi: Fıkralar

Ara 08

Limoncu

Limoncu Adamın biri “taşı toprağı altın” diyerek İstanbul’a göçer. Cebinde kalan son parayla bir sandık limon alır. İstanbul sokaklarında başlar bağırmaya; “Çaya çorbaya, sulu bunlar” yanına gelenler limonu yoklayıp uzaklaşır. Sıcak bir gündür. Hem acıkmış hem susamıştır, hem oruçtur. İçinden duaya başlar, “bari bir tane satsam da su ve ekmek alsam” diye düşünür. Yaz günü, güneş beynine iyice geçmiştir. Dudakları bile …

Devamını oku »

Kas 30

Kediler…

Kediler…   Kediler, gerçek benliklerini ortaya çıkarmakta ustadırlar… Bir kediyle ilk kez tanıştığınızda onun hakkında güçlü bir izlenim edinirsiniz.. Utangaç mı, sevecen mi, oyuncu mu, rahat bırakılmak isteyen bir huysuz mu olduğunu hemen anlarsınız… Doğasının bilinmesine izin verdiği için bir kediyle karşı karşıya olduğumuzda nasıl davranacağımızı bilebiliriz.. … Böyle bir şeffaflık, başkalarıyla ilişkilerinizde size de …

Devamını oku »

Kas 23

VAR’a az var!

VAR’a az var! Biliyorsunuz biz önce kaza yaparız, sonra oraya trafik işareti koyarız. Vatandaşın biri bir tinerci saldırısına uğrar, polis hemen tinerci avına çıkar. Önce bir insan ölür, sonra belediye çukuru kapatır. Kar yağar, maçların gündüz oynanmasını, statların ızgarasını, kırmızı topu tartışır dururuz. Yani bu da geçer, fazla kulak asmayın! VAR’ı mahkemeye vermeye ne var …

Devamını oku »

Kas 15

“Evrakları Suud Konsolosluğundan alacaksın..”

“Evrakları Suud Konsolosluğundan alacaksın..”   Araplar arasında bu ara meşhur olan bir fıkra: Suudlu bir adam eşinden ikinci evlilik için izin istemiş… Kadın tek bir şartla kabul etmiş; “-Evlilikle ilgili evrakları Türkiye’deki Suud Konsolosluğundan alacaksın…”

Kas 07

‘Mağara Alegorisi’

‘Mağara Alegorisi’ Platon’un, adalet, gerçeklik ve güzellik kavramlarını incelediği ‘Devlet’ adlı eserinin ‘Mağara Alegorisi kitabından: Doğumlarından itibaren bir mağaraya kapatılan ve mağaranın girişini göremeyecekleri şekilde zincirlenen tutsakların, zamanla mağaranın önünden geçen insanlar ve başka başka şeylerin mağara duvarına yansıyan gölgelerinin gerçek olduğuna inanıyorlar, çünkü gerçek dünyayı bilmiyorlar. Bir gün tutsaklardan birisi serbest bırakılıyor, fakat dışarıda …

Devamını oku »

Eki 30

Hahamın Evi

Hahamın Evi Ünlü Musevi şehri Krotosochkin’e yeni gelen birisi sormuş; “Hahamın evi hangisi söyler misiniz?” -Karşıda, sağdaki. -Nasıl olur, orası umumhane değil mi? -Hayır, hayır… Dediğin yer solda. Sokağın hemen köşesinde. Bunun üzerine adam teşekkür edip sol tarafa gitmiş!

Eki 20

KABAĞIN SAHİBİ

KABAĞIN  SAHİBİ Vaktiyle bir derviş berbere gider. Berberden saçını dibinden kazımasını, sakal ve bıyığını kısaltmasını ister. Tereddütsüz bir şekilde berber koltuğuna oturan derviş: – “Vur usturayı berber efendi!” der. Berber, dervişin saçlarını kazı maya başlar. Derviş de aynada kendini takip etmektedir. Başının sağ kısmı tamamen kazınmıştır. Berber tam diğer tarafa usturayı vuracakken, yağız mı yağız, …

Devamını oku »

Eki 12

HİÇ KAFAMA TAKMAYRUM..

HİÇ KAFAMA TAKMAYRUM.. Temel doktor olmuş ve memleketine gitmiş mesleğini yapmaya. Herkes tebrik ederken, onun kafası karışıkmış, zira bilirmiş ki ilk teşhisinin doğruluğu çok önemli, güven yaratamaz ve yanlış teşhiste bulunur ise, sonrası sıkıntılı. Derken daha ilk gün Fadime yenge kapıyı çalmış ve Temel’den Dursun emicesinin hasta olması nedeniyle eve gelip ona bakmasını rica etmiş. …

Devamını oku »

Eki 04

Stalin’in ve anası

Stalin’in ve anası . Sovyetler Birliği’nin başında Stalin vardır.. Bir gün annesini alıp ülke turuna çıkarır.. Stalin trenle geçtikleri yerlerde annesini bilgilendirir; -Anne bak bu tarlalar, dağlar hep benim.. Anneden gelen cevaba şaşırır; -Vah yavrum vah.. ** Tren büyükçe bir çelik fabrikasının yanından geçerken Stalin yine annesine gösterir; -Anne bak bu fabrikaların hepsi benim.. -Vah …

Devamını oku »

Eyl 26

İŞTE ASIL CESARET BU!

İŞTE ASIL CESARET BU! “Karacıların komutanı bir eri çağırmış. Er, hemen gelmiş: – Emret komutanım!.. demiş. Komutan emretmiş: – Asker, yere yat! Karacı er yere yatmış. Tank üstünden geçmiş. Er, emri bozmadan tankın altında kalmış. Tank geçince ölmüş tabii. Komutan: – İşte Cesaret bu!.. demiş. Havacıların komutanı da bir er çağırmış. Er koşarak gelip: – …

Devamını oku »

Eski yazılar «