Kategori Arşivi: Fıkralar

Oca 27

“Müslümanlar arasında en garip olan şey, utanmanın azlığıdır…”

“Müslümanlar arasında en garip olan şey, utanmanın azlığıdır…” 17. yüzyılda Naima tarafından yazdıklarından ‘Zamanın Nasreddin’i’ denilen Kara Abdullah, bir gün vezir divanında, bu iki kazasker de otururken, bir husus için divana girip işini arz ettikten ve latife yollu, elini kaldırıp vezire hayır dua ettikten sonra iki kazaskeri de pek fazla metheyledi. Vezir, Kara Abdullah’ın bu …

Devamını oku »

Oca 18

“Babanı aşağıya at!”

“Babanı aşağıya at!”   Rahmi Turan, Erdal İnönü‘den dinlediği bir fıkrayı naklediyor: Ülkenin diktatörü, bir gezi sırasında kendisinden para isteyen oğlunu tersleyerek: “Şimdi meşgulüm, annenden iste” der. Oğlan gider annesine: “Bana biraz para verir misin anne?” der. “Ne yapacaksın evladım parayı?” “Aşağıdaki köylülere atacağım.” Kocasına kızgın olan kadın, çantasından bir tomar para çıkarıp onları oğluna …

Devamını oku »

Oca 10

“Buraya düşmeden ben de böyle diyordum…”

         “Buraya düşmeden ben de böyle diyordum…” Hitler bir akıl hastanesini ziyaret eder. Kendisini demir parmaklıklar arkasından seyreden delilerden birisi dilini çıkarır, alay eder. Hitler öfkelenir ve deliye; “Ben führerim, hareketine dikkat et” diye çıkışır.  Deli başını sallar, “Buraya düşmeden ben de böyle diyordum…” diye mırıldanır.

Oca 02

“Neüzzü-Billah derlerdi”

            “Neüzzü-Billah derlerdi”             Timur ve Nasrettin Hoca farklı zamanlarda yaşadı.             Ancak Timur’un zulmüyle yanan bizim insanımız O’na olan öfkesini, lanetini Nasrettin Hoca’nın ağzından, O’nun irfan hazinesi fıkralarıyla ifade etmiştir.             Bir gün Nasrettin Hoca’ya Timur; “Yahu şu Abbasi …

Devamını oku »

Ara 25

YAVAŞLA’ YA HOŞ GELDİNİZ

YAVAŞLA’ YA HOŞ GELDİNİZ   Temel bir gün arabaya binmiş, uzunca bir yola çıkmış. Tam varacağı yere 2 saatlik yolu kalmış sağda bir levha görmüş : “Yavaşla 80 km” Temel hemen hızını 80 km’ ye düşürmüş. Biraz daha ilerlemiş “Yavaşla 50 km” yazıyormuş. Temel hızını bu seferde 50 km’ ye düşürmüş. Az ileride “Yavaşla 20 …

Devamını oku »

Ara 17

B*k Böceği Fıkrası

B*k Böceği Fıkrası Adamın biri bir gün bahçesinde çalışıp yorulduktan sonra bahçesindeki ağacın gölgesinde dinlenmeye başlamış Dinlenirken b*ktan top yapan bir b*k böceğini görmüş, böcek pisliği ayakları ile yuvarlayarak giderken içinden şöyle geçirmiş: “Ey Allahım! her şeyi çok güzel çok hoş yaratmışsın da, şu böceği sırf pislikle uğraşsın diye mi yarattın?” Aradan bir kaç ay …

Devamını oku »

Ara 09

Profesör ve Öğrenci

Profesör ve Öğrenci Üniversite yemekhanesine öğlen yemeği yemek için giren bir öğrenci tüm masaların dolu olduğunu görünce etrafına bakınmış ve üniversite profesörünün oturduğu masanın boş olduğunu görerek oraya oturmuş. Profesör kaşlarını çatarak öğrenciye; “Öküzler ve kuşlar aynı masada oturamaz!” Öğrenci; “O zaman ben uçuyorum’ diyerek masadan kalkmış. Profesör bu cevaba çok sinirlenmiş, bu öğrenciye takmış …

Devamını oku »

Ara 01

“Hınk” deyici!

“HINK” DEYİCİLERİN ÇOĞALDIĞI BU GÜNLERİ ANLATIYOR SANKİ! “HINK” DEYİCİ Hoca’nın kadılığında, huzuruna iki kişi getirilmiş. Biri güçlü, kuvvetli, pehlivan gibi, diğeri sıska, çelimsiz ama gözler fel-fecir. İkiside birbirine kızgın, öfkeli… İkiside birbirinden şikayatçi… Anlatın bakalım demiş Hoca efendi, Nedir mesele? Desturu alan sıska yayından çıkan ok gibi atlamış lafa… Adaletinize sığınırım Hocam, diyerek başlamı lafa… …

Devamını oku »

Kas 23

Siz var ya… Buradan hayatta atlayamazsınız!

Siz var ya… Buradan hayatta atlayamazsınız! Bir uçakta pilot aniden hostesleri çağırmış: “Uçak düşmek üzere. Tüm yolculara atlamalarını söyleyin. Şu anda deniz üzerindeyiz ve denize çok yakın uçuyorum, atlarlarsa kurtulma şansları var, ama atlamazlarsa herkes ölecek!” Böyle bir şeyi insanlara yaptırmak çok zor. Hosteslerden en akıllısı düşünmüş taşınmış, herkese uygun bir dille anlatılırsa uçaktan atlamalarını …

Devamını oku »

Kas 15

“Benden sonra böyük yumurtlayan gelir inşallah!”

“Benden sonra böyük yumurtlayan gelir inşallah!” İttihat Terakki’nin ünlü simalarından “Küçük Kâzım” lakaplı Kâzım Yurdalan. Erzurumlu Kazanasmaz ailesinden. Asker, komitacı ve inkılapçı, mezar taşında şu sözü yazılı:  “İnkılapçının maddi varlığı, içinde yattığı toprak olmalıdır.” Küçük Kâzım’a “Yurdalan” soyadı 1920 yılında Kars’ı alan ordumuzun ilk birliklerinden birinin başında olmasından dolayıdır. Kars alındıktan sonra, askerlikten ayrılmış, bu …

Devamını oku »

Eski yazılar «

» Yeni yazılar