«

»

Nis 16

Suçlu Kim?

Suçlu Kim?

 

2014 yılı, Şubat ayıydı.

Sonradan birkaç yandaş gazetecinin “fantezisi” olduğu anlaşılan “deri pantolonlarıyla, üstleri çıplak, başörtülü bacımıza saldırdılar” meselesi pek revaçtaydı.

Dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye aynen şöyle saydırdı:

“Sokakta bebeğiyle yürüyen başörtülü kardeşimize saldırdılar. Adli rapor her şey ortada hak tecelli edecek sabrediyoruz. MHP’nin başındaki beyefendi çıkıyor, aile çoluk çocuk nedir bilmez böyle bir derdi yok…”

***

Gazetecilerin tepkisini sorduğu Bahçeli‘nin cevabı “Başbakan inançlı bir şahsiyettir. Nikahla ölümün günü belli olmaz”la sınırlıydı ama MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın çok sert çıkmıştı:

“Hiç şüphemiz yok ki zürriyet üzerinden siyaset yapanın zürriyetinden şüphesi vardır. Bir ara da Tayyip Erdoğan’ın genel başkan yardımcılarından biri zürriyet üzerinden siyaset yaparak ruh zürriyetinden mahrum olduğunu ortaya koymuştur. Şimdi bu ruh zürriyetinden mahrumiyet hastalığının kimden bulaştığı Başbakanın ifadeleriyle ayan beyan ortaya çıkmıştır.”

 

Sindirim bozukluğu(!)

Hadi ben size, Türk siyasi tarihinin o en yüz kızartıcı ifadeleri yerine Erdoğan’ın, 2014 yılı Haziran ayında, Cumhurbaşkanlığı seçimi kampanyası sırasında yaptığı başka bir konuşmayı anımsatayım:

“Bu sabah yaptığı konuşmaya bakıyorsunuz Bahçeli’nin, aman yarabbi. Baştan aşağı, yine ifade ediyorum bu kürsüden ağzından salyalar akıyor…

Ve tamamıyla bir müfteri edasıyla yaptığı konuşma. İftiralarla dolu bir konuşma. 16-17 yıldır partinin başındasın geldiğin yer ortada. Ben MHP’li kardeşlerime hep sesleniyorum. MHP’yi küçülten bu adamla bir yere varamazsınız. Bu adam siyasette çırak bile olamadı, olamayacak da. Bunun varlığı MHP teşkilatı için bir tehlikedir. Bu denli bir tehlikedir…

Kalkıp evladıma hazine arazilerinin tahsisinden bahsediyor. Bakın bu kürsüden söylüyorum. Terör örgütünün başıyla aynı sofraya oturup oturmamaktan bahsediyor. Ey Bahçeli, bunları ispat edemezsen sen alçaksın, adisin…”

Bu sözler sindirilebiliyor ama bu sözlerin nasıl sindirilebildiğinin sorulması sindirilemiyor öyle mi?

 

Alıntı Yeniçağ