Mar 23

ÜLKEN İÇİN SAVAŞIR MISIN?

ÜLKEN İÇİN SAVAŞIR MISIN?

 

Amerikan araştırma şirketi Gallup, iki yıl önce dünya milletlerinin “ülkesi için savaşma iradesi”ni ölçmek üzere dünya çapında bir anket yapmıştı.

63 ülkede yapılan ankete göre listenin başında yüzde 94’le Fas bulunuyordu. Avrupa’da yüzde 74 ile Finlandiya birinci, Türkiye yüzde 73 ile 12’nci sırada çıkmıştı.

“Ülkem için savaşırım” diyenlerin oranı İngiltere’de yüzde 18, Fransa’da yüzde 29, İspanya’da yüzde 21, Rusya’da yüzde 59, Yunanistan’da yüzde 54, Hindistan’da yüzde75, Çin’de yüzde 71, ABD’de yüzde 44 çıkmıştı.

Türkiye’de oranın daha yüksek çıkması beklendirdi. 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında böyle bir anket yapılmış olsaydı, bu oran Türkiye’de yüzde 99 çıkabilirdi. O günlerde yurdun her köşesinde gençler, askerlik şubelerine hücum etmiş ve savaşa gitmek istediğini söylemişti.

Peki aradan geçen yılar içinde ülke halkı için değişen nedir?

***

Türkiye’de 1974’ten sonra ortak paydalara sistematik bir saldırı başlatıldı. Buna karşılık toplumu ayrıştıran ne varsa önce siyasiler, sonra medya tarafından teşvik edildi veya kışkırtıldı.

Bu operasyon matematik kurallarına göre yapıldı! En küçük ortak katlar yıpratıldı, en büyük ortak bölenler beslendi. Son 16 yıl içinde siyasi iktidarın beslediği odaklar, Atatürk, cumhuriyet, laiklik, Türk kimliği, üzerinde sürekli olarak yıpratma faaliyetinde bulundu

Millet, Atatürk’ün belirttiği gibi, müşterek varlığını devam ettirmek için Türk milliyeti bağıyla fertlerini toplamışsa, veya “Türk duygusunu yüksek tutarak” milli mücadele verebilmişse, “milli birlik duygusunu mütemadiyen ve her türlü vasıta ve tedbirlerle beslemek ” ve bunu “milli ülkümüz” kabul etmek yerine, milli kimliği etnik bir unsur veya “etnik unsurların vatandaş olarak toplanması” derecesine düşürerek milli kimliğe darbe vurmakla ulaşılacak sonuç, milli birliğin dağıtılması, Türkiye’nin Türk vatanı olmaktan çıkarılmasıdır!

Bu da düpedüz vatana ihanettir.

 

Alıntı

Mar 22

Biraz direndi de… Beni kürekle söndürdüler…

Biraz direndi de…

Temel gece üstü başı paramparça, yüzü kan içinde kahvehaneye gelmiş. Sormuşlar;

-Hayrola Temel ne oldu böyle sana?..

“-Hiiç, kaynanamı gömdük…”

-E bu halin ne?

“-Biraz direndi de…”

 

     *   *    *

Beni kürekle söndürdüler

Temel’i yanan evden güç bela her tarafı yanmış halde kurtarmışlar…

Hastanede doktor muayene ederken eline dokununca Temel “Dur doktor elim kırık” demiş…

Ayağına dokunmuş Temel yine “Dur doktor dokunma ayağım da kırık” demiş.

Kafasına dokunduğunda aynı tepkiyi alınca doktor sormuş;

“-Evladım sen yanmışsın, bu kırıklar ne iş?..”

Temel cevaplamış

“-Yandım ama beni kürekle söndürdüler doktor bey”…

 

Mar 21

YSK’daki 5 üyenin görev süreleri doldu ama…

YSK’daki 5 üyenin görev süreleri doldu ama…

1- Ama: AKP ve MHP bu 6 üye ile görevi dolmayan 5 üyenin görev sürelerini 1 yıl uzattı,

2- Ama: Avukat Ömer Faruk Eminağaoğlu 15 Ocak 2019 tarihinde saat 15.45’te YSK’ya verdiği dilekçede özetle şu önemli uyarıda ve talepte bulunuyor:

“Anayasa’nın 67/son maddesine 2001 yılında eklenen hüküm uyarınca, 2019 yılı Ocak ayında görev süresi dolacak üyelerin yerlerine ilgisine göre Yargıtay ve Danıştay tarafından seçim yapılacak olması,

Bu kişiler yeniden seçilmedikçe 2019 Ocak sonrası görevlerine devam edemeyecekleri gibi alınacak kararların da, Kurul karar ve işlemlerini geçersiz kılacağı,

Ayrıca hukuksal ve cezai yönden de sorumluluk doğuracağının gözetilmesi,

Anayasa’nın 67/son maddesi uyarınca, 7159 sayılı Yasa’nın 10’uncu maddesi 31 Mart 2019’da yapılacak seçimlerde uygulanamayacağından,

Anayasanın 79/2’nci maddesi uyarınca Kurulunuzun, seçimlerin düzen içinde ve dürüstlükle yönetim ve denetimi için bütün işlemleri yapma ve yaptırma yetkisine sahip olması ve YSK’nın oluşumunun da bu kapsamda kalması,

Seçim takviminde bir aksama yaşanmamasını da gözeterek, ivedilikle YSK oluşumunun bu çerçevede Anayasaya uygun biçimde devam etmesi yönünden, Yargıtay ve Danıştay tarafından gerekli işlemlerin yapılması ve yürütülmesi için Kurulunuzca gereken karar ve işlem yapılması… “

3- Ama: YSK dünyada eşi enderi görülmemiş jet hızıyla saat 16.00’da toplanıyor ve Eminağaoğlu’nun itirazını sadece 15 dakika sonra oy çokluğuyla reddediyor…

4- Ama: Üye Yunus Aykın ise karşı oy kullanıyor,

5- Ama: YSK ret gerekçesi olarak, “Söz konusu düzenleme seçim kanunu değil, YSK Teşkilat Kanunu kapsamında yapıldı” diyor,

6- Ama: Saat 16.10’da aradığım ve YSK’nın ret kararını benden öğrenen Eminağaoğlu, “YSK üyeleri, vicdan, cüzdan ve Erdoğan arasında kalmışlar. Bu ne hız, yargıda böyle bir rekor Guinness Rekorlar Kitabına girmeyi hak etti. Dilekçemi okumaları 15 dakika sürer, okumadan, incelemeden reddetmişler” dedi.

7- Ama: Eminağaoğlu YSK’nın gerekçesini, “YSK yasası, seçim yasası değilmiş… Seçim yasası adı ile tek bir yasa yok ki ayrıca anayasada seçim yasası değil seçim yasaları hükmü var. Bu karar hukuk tarihine kara leke olarak geçer” dedi.

8- Ama: Danıştay ve Yargıtay, 23 Ocak 2019’da görev süresi dolan; YSK Başkanı Sadi Güven ile birlikte Yargıtay’dan seçilen üyelerden Faruk Kaymak, Refik Eğri, Danıştay’dan seçilen İlhan Hanağası, Zeki Yiğit ve Nakiddin Buğday’ın yerlerine seçim yapılması için aday olacaklara 15 Ocak’ta seçim duyurusu yapmadı…

Değerli okurlarım, çok değerli hukukçular, siyasetçiler, gazeteciler, aydınlar 31 Mart’ta yapılacak Yerel Seçim öncesi şu tabloya bakar mısınız?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Binali Yıldırım diyor ki;

“Yerel Seçim siyasi faaliyet değildir, istifa etmem gerekmez.”

Yüksek Seçim Kurulu’nun 10 üyesi diyor ki;

“Söz konusu düzenleme seçim kanunu değil, YSK Teşkilat Kanunu kapsamında yapıldı.”

7062 Sayılı Yüksek Seçim Kurulu yasasının 4. maddesinin 2. şıkkı şöyle:

“Üyelerin görev süresi altı yıldır. Süresi biten üye yeniden seçilebilir. “

Önce şunu söylüyorum, Milletvekillerinin görev süresi yasa ile 1 yıl uzatılabilir mi?

Elbette uzatılamaz…

Peki, “can alıcı” denir ya şimdi de böyle bir soru gündeme getiriyorum:

Erdoğan hükümeti görev süresi dolan 6 üyenin yeniden seçilmesi mümkün iken ve çok rahat bir süre varken neden istemedi?

AKP kafasına uygun YSK ekibini, “ya seçilemezlerse” korkusu ile anayasaya aykırı şekilde görevde tutuyor…

Ve geçen gün yazdığım gibi yerel seçimi iptal etmek için koz olarak kullanmak istiyor…

 

Alıntı

Mar 20

“BEN ONUN CEMAZİYÜLEVVELİNİ BİLİRİM”

“BEN ONUN CEMAZİYÜLEVVELİNİ BİLİRİM”

Osmanlı döneminde Maliye Nazırlığı’nda çalışan iki arkadaştan biri uyanığın önde gidenidir. Her ay için ayrılan Amerikan bezi torbalarından kendine don diktirir. Bunlara ayların isimleri sabit kalemle yazıldığından ne kadar yıkarsanız yıkayın çıkmaz. Kesip biçilip dikildiğinde bu yazı tam da ‘popoya’ denk gelmiştir. Bunu yaptıran, çalışma arkadaşına gösterir. Karşılıklı gülüşürler. Gel zaman git zaman, bu üç kağıtçı Maliye Nazırı olur.

Dürüst olan, eşeğin kuyruğu gibi kalmıştır. Aklına eski çalışma arkadaşı gelir. Tavassut istemeye gider. Özel Kalem’e başvurur. Bir türlü içeri alınmaz. Üçüncü gidişinde başlar bağırmaya “Git içerdekine söyle ben onun cemaziyülevvelini bilirim” demekle yetinir. Birden makamın kapısı açılır ve Nazır çıkar; “Vay Mehmet’çim hoş geldin. İnsan bir kere aramaz mı?” diyerek içeri götürür.

Mar 19

TÜRKİYE’DEKİ “TRUVA ATLARI”

TÜRKİYE’DEKİ “TRUVA ATLARI”

 

2003 yılındaki Türkiye’ye karşı manivelaların değerlendirildiği gizli bir Amerikan raporunda geçen “ABD’nin Türkiye’deki sosyo-ekonomik ve politik ortamı etkileme gücü var” ifadesi yukarıdaki ABD ve Rus generallerin açıklamalarıyla ne kadar da uyumlu olduğu ortadayken.

2013 yılında 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü’nün 21. Yüzyıl Dergisinde ve daha sonra İnternet sitesinde yayımlanan yazımda teröristbaşı Öcalan’ın Türkiye’ye teslim edilmesinin Truva Atı operasyonu olduğunu yazmıştım.

Sahada askerî anlamda bozguna uğrayan PKK terör örgütünün dağılacağı, ortadan kalkacağı beklenirken teröristbaşını teslim eden ABD, terörün siyasallaşmasını ve PKK’nın ve teröristbaşının siyasi aktör olarak muhatap alınmasının önünü açmış, bunda da başarılı olmuştur.

Türkiye’de 2015 sonrasından bugüne PKK tarihinin en büyük zayiatlarından birini almış, eylem yapamaz hale gelmiş olsa da PKK’nın önceliğini Suriye kuzeyine verdiğini, ağırlık merkezini orada oluşturduğunu belirtelim. PKK’nın Suriye kuzeyinde ABD desteğinde kazanımlarını garantiye aldıktan sonra Türkiye içine yöneleceğini, müzakere masasında kaldığı yerden devam etmek için yine dış güçleri arkasına alarak karşımıza çıkacağını da tekrar uyaralım.

Suriye’de olup bitenlerin ABD’nin BOP projesinin parçası ortadayken ABD’nin Türkiye’ye karşı diğer bir Truva Atı operasyonu da Suriyeli sığınmacılardır. Bunu 06 Ekim 2018’de bu köşede “Suriyeli göçü Truva Atı operasyonudur” başlığıyla yazmıştım. Yazımda “Suriyeliler, orta ve uzun vadede Türkiye’nin millî, kültürel, politik, sosyolojik, güvenlik ve jeopolitik yapısını değiştirecek kadar büyük bir tehdit oluşturmaktadırlar. Bu nedenle büyük bir Truva Atı operasyonudur.” demiştim.

Tabii FETÖ’nün de bir Truva Atı operasyonu olduğunu, hatta bunların ilk uygulamasıdır. Fakat çok daha kapsamlı ve uzun soluklu bir proje ve operasyondur. Çünkü FETÖ sürü Truva Atı operasyonu şekline dönüşmüştür ki 15 Temmuz FETÖ’cü kalkışmadan neredeyse 3 yıl geçiyor ve devlet maalesef FETÖ’cülerden tam temizlenememiş, sürü Truva Atlarının (kripto) hepsi tespit edilip imha edilememiştir.

Sorun şu. Yıllardır, aylardır uyarmamıza rağmen Türkiye’ye yönelik Truva Atı operasyonları üç koldan halen devam etmektedir ve Türkiye’yi yönetenler ve onların kontrolündeki medya ve uzmanlar bu büyük kuşatmayı, işgali ve yerli iş birlikçi Truva Atlarını henüz görememiştir.

 

 

Alıntı:

Mar 18

ALTIN SÖZLER

ALTIN SÖZLER

 

* “Sessizlik nedir? O büyük ruh’un sesidir” Ohiyesa  Kızılderili Siyu Kabilesi

* “Biz sessizliği severiz; farelerin küçük oyunlarına aldırmayız; ağaçlar rüzgârda hışırdarken korkmayız”  Kızılderili Reisi Geronimo

* “Koşarken dağın tepesine bak. Gözlerini dağdan ayırma, çalıların, ağaçların altında eriyip gittiğini hissedeceksin. Ne zaman hayatın güçlükleri ile karşılaşırsan dağın

tepesine bak”  Kızılderili Alfonso Ortiz

* “Bütün ateşler, yanmaya başladıklarında aynı boydadırlar” Kızılderili Atasözü

* “Korktuğunuz işi yaparak korkuyu öldürün” Kızılderili Sequichie

* “Hayat çemberdir, başı ve sonu ölçülemeyen bir çember” Kızılderili Sözü

* “Hayat nedir? Hayat geceleyin ateş böceğinin yanıp sönen ışığı, kış ayazında buffalonun nefesi, çayırın üzerinde gezinip dururken gün batımında kendini kaybeden

gölgedir” Kızılderili Karga Ayak

* “Şans bazen, çalışmak her zaman yardım eder.” Hint Atasözü

* “Para arttıkça, kaygı daha da artar.” Oratius

Mar 17

“ABD Türkiye’yi işgale hazırlanıyor”

“ABD Türkiye’yi işgale hazırlanıyor”

ABD Büyük Ortadoğu Projesi’ni yırtıp attığını söylemediğine göre, ülkemiz için tehlike sürüyor, hem de artarak sürüyor demektir. Nevada çölünde, 2002 yılı 24 Temmuz -15 Ağustos arasında ABD’nin en büyük tatbikatı hangi ülkeye karşı ve niçin yapıldıysa, Eşref Bitlis neden öldürüldüyse, işgal durumunda sivil savunmanın  nasıl yapılacağına dair belgelerin bulunduğu ‘Kozmik Oda’ya neden girildiyse, TSK’nın yurtsever subayları niçin tasfiye edildiyse, etrafımızdaki kuşatma neden tamamlanmak üzereyse, ekonomiyi içerden çökertme plânı adım adım nasıl uygulanıyorsa, Suriye bataklığının içine neden çekilmiş isek, Suriye’ye  IŞİD’in sokulmasına benzer biçimde, yüzbinlerce, milyonlarca insan, ülkemize neden gönderildiyse, bu ve benzer olayların bir hedefi, bir sonucu olmayacak mıdır?

Türkiye’nin Türk vatanı olmaktan çıkarılmasıyla yetinecekler midir? Irak ve Suriye’de yaşananlar Türkiye’ye de yaşatılmayacak mıdır? İşgaller öncesi Saddam olsun, Kaddafi olsun; ülkelerinin ve kendilerinin başına gelecekleri öngörebilmişler miydi? Acaba Saddam ve Kaddafi‘nin komutanları, yüksek hakimleri, istihbarat ve güvenlik görevlileri, can, mal ve namus güvenliklerini koruyabilmişler midir?

Toplumsal yapımız bozuluyor, millet kimliğimiz aşındırılıyor. Hem Irak’ta hem de Suriye’de yaptıklarının ikisini birden ülkemizde uyguluyorlar. İnşallah benimki bir kötü rüyadır.”

 

Alıntı

Mar 16

BİR YİĞİT

BİR YİĞİT

 

Bir yiğit

Gönlü olabildiğince engin

Bir vatana, bir hilale sevdalanır

Bir yiğit

Tarihlerde yiğitliğiyle zengin

Yüceliğini dağlar bile kıskanır

 

Bir yiğit

Karanlığın kurşun olduğu yerde

Yüreğinde barındırır milleti

Bir yiğit

Vatan için, bayrak için siperde

Yirmisinde arzuluyor cenneti

 

Bir yiğit

Oğuz’un, Fatih’in, Atatürk’ün neslinden

Vatanına göz koyana kükrüyor

Bir yiğit

Sarsıyor dünyayı yürek sesiyle

Gerçek Atatürkçülük işte bu diyor

 

Bir yiğit

Zalimlere başkaldırmış her zaman

Kanıyla yok ediyor bütün zulmeti

Bir yiğit

Haksızlığa asla vermemiş aman

Esarete denk sayıyor minneti

 

Kenan ŞAHBAZ

Mar 15

AKP iktidarı Türkiye’yi oyalıyor!

AKP iktidarı Türkiye’yi oyalıyor!

“Başarısızlığa programlanmış bir darbe girişimi!”

Odatv’nin haberine göre Yıldız, bir sanığın, “Darbe planlaması yapmadınız mı, artılarını eksilerini konuşmadınız mı? Siz amiralsiniz, bunu nasıl sormadınız? Bu darbe başarısızlığa mı endekslenmişti?” şeklindeki sorusuna şu karşılığı verdi:

“Darbe planlamasına tanık olmadım. Bana verilen görevi aldım, ayrıldım. Şimdi kendi kendime sorduğumda evet diyorum, ama o zaman için hayır.”

Şimdi tanık da sizin sanık da! 

İsterseniz sorgulamaya şöyle yardımcı olayım; darbe başarısızlığa programlanmışsa, bu kurgu sadece Türkiye’nin rejimini değiştirmek için mi yapıldı?

 

AKP iktidarı Türkiye’yi oyalıyor!

Türkiye’yi yöneten siyasi kadronun ABD yönetimi ile bir sorunu yok aslında. Gerçi AKP’nin programını gönderen CFR, küresel sermayenin temsilcisidir ama ABD yönetiminin de daha kurulmadan “ılımlı gençler” diyerek AKP’ye Graham Fuller üzerinden destek vermeye başladığı açıktır.

Ankara, şimdi “Suriye’nin kuzeyindeki PKK devletine izin vermeyiz” diyor ve ABD’ye yönelik sert açıklamalar yapıyor ama hiçbir eyleme geçmiyor. ABD ise hiç cevap vermiyor. İktidarın kendi halkını oyalamasını bu şekilde desteklemiş oluyorlar!

TÜSİAD ise evlilik bağı kurduğu küresel sermayeden yana açık tavır almış durumda!

Türkiye’deki taraflar da Trump ve küresel sermaye arasında bölünmüş durumda! İki tarafın da hiçbir millî endişesi yok! Acı ama gerçek bu!

ABD’deki iki kanat Türkiye’nin zayıflatılmasında aynı hedefte birleşiyor. Çünkü hedefleri Orta Doğu Birleşik Devletleri’ni yani Büyük İsrail’i kurmak!

Başarısızlığa programlanmış ve rejim değişikliğinin yolunu açmış darbe bu işin neresinde peki?

 

 

Alıntı

Mar 13

ACEMİ AVCI

ACEMİ AVCI

Temel’le Dursun ava çıkmışlar… Dursun doğrultmuş tüfeği gökyüzüne, birinci atış boş, ikinci atış boş, üçüncü dördüncü, beşinci boş…

“Ne yapıyorsun Temel” diye tepki göstermiş Dursun, “Mermileri bitirdin bir tane avlamadın!..”

“-Şşşşttt” diye susturmuş Temel;

“-Dur ula, onları acemi olduğuma inandırmak üzereyim…”

Eski yazılar «