Nis 02

DOĞRU SÖYLEYENİ 9 KÖYDEN KOVMAKLA KALMAZLAR…!!!

DOĞRU SÖYLEYENİ 9 KÖYDEN KOVMAKLA KALMAZLAR…!!!
Hatta öldürürler…
Muhsin Yazıcıoğlu…
Gün Sazak…
Eşref Bitlis…
Uğur Mumcu…

Necip Hamlemitoğlu… Ve pek çokları gibi!..

Fransa’da Üç kişi giyotinle idama mahkûm olur!

Bunlardan biri papaz, biri hâkim, biri de fizikçidir.
*İdam sehpasına ilk papaz çıkarılır. Başını giyotinin altına yerleştirir ve sorarlar:
– Son sözün nedir?
Der ki:
– Ben Allah’a inanıyorum, O beni kurtaracaktır. Allah… Allah… Allah…
Giyotini indirdiklerinde boynuna birkaç santim kala giyotin durur. Halk şaşırır ve hep bir ağızdan bağırır:
– Onu serbest bırakın; Allah sözünü söylemiş ve onu korumuştur.
Böylece papaz idam edilmekten kurtulur…

 

*Sıra hâkime gelir, ona da sorarlar:
– Demek istediğin en son söz nedir?
Der ki:
– Ben papaz gibi Allah’a inanmıyorum. Ama adalete güveniyorum. Adalet… Adalet… Adalet…
Giyotini indirirler, giyotin hâkimin de boynuna birkaç santim kala durur…
Bunun üzerine insanlar tekrar şaşırır ve bağırırlar:
– Adalet sözünü söyledi, onu serbest bırakın.
Böylece hâkim de boynunun kesilmesinden kurtulur…

 

*Sıra fizikçiye gelir. Ona da;
– Son sözünü söyle derler
Der ki:
–Ben ne Papazım ne de Hâkim. Ben bilime inanırım, adalete de güvenmem. Bildiğim tek şey şudur: Giyotinin ipinde bir düğüm var ve o düğüm giyotinin tam inmesine engel oluyor.

Görevliler giyotini kontrol edince gerçekten de bir düğüm olduğunu görürler. Düğümü açıp tekrar bırakırlar, böylece fizikçinin başı bedeninden kopar!

Kıssadan hisse: Toplumdaki “düğümler” ve sorunlara işaret edip gerçekleri söylemenin vahim sonuçları olabilir!
Gerçeği söylemeye cesareti olanlar, bedel ödemeyi göze almalıdır.

 

Nis 01

BİLL GATES’İN KORKUNT İTİRAFI! (2)

 

BİLL GATES’İN KORKUNT İTİRAFI! (2)

Diğer taraftan businessinsider.com’da, Lydia Ramsey adlı muhabirin 14 Mart 2020’da yayınlanan haberine göre “Bill Gates tarafından desteklenen Chicago merkezli bir biyoteknoloji enstitüsü, sedef hastalığı veya kanser gibi hastalıklara sebep olan, mutasyona uğramış genleri etkisizleştiren RNA veya ribonükleik asitleri etkileyen ilaçlar geliştirdi. RNA, hücrelerin protein yapmak için ihtiyaç duyduğu dizilimdir. Fikir şu: Mutasyona uğramış genleri durdurursanız, hatalı proteinlerin yaratılmasını durdurabilirsiniz. Ancak bu tedavilerin karşılaştığı sorun, geliştirilen ilaçları, istediğiniz hücrelere ulaştırmanın zor olmasıdır. Bu sebeple, nanopartiküller ve DNA veya RNA’dan oluşan parçalar geliştirildi. Amaç, DNA veya RNA’ya ulaşmak, bunun için doğrudan cildinize, akciğerlerinize, gözlerinize ve gastrointestinal kanalınıza, yani doğrudan hücrelerinize bu yapıları göndermektir.”

***

Bill Gates‘in bahsettiği ve ulusal sınırları tanımayan virüse karşı geliştirilen parçacık budur!

Bu parçacıklara “nanorobot” veya “nubot” da deniliyor. Yani virüs boyutunda moleküler makinecikler! Hani “akıllı ilaç” diyorlar ya işte o.

Bu parçacıklar, elektronik alanında şu anda kullanılıyor. Tıpta kullanımı için çalışanlar olduğunu da Bill Gates ve yukarıdaki haber açıklıyor.

Yalnız bu robotların kendilerini yenileme özelliği var! Tıpkı korona virüsün girdiği vücutta kendini yenilemesi gibi! Üstelik bu robotlar vücudu savunan beyaz kan hücrelerine de kenetlenebiliyor!

***

Konu sadece nano robotlarla ilgili değildir. Sadece “lise seviyesinde biyoloji bilgisi”yle veya akademik düzeyde de olsa hücrenin yapısını iyi bilmekle konu anlaşılamaz. Nubotlar, elektrikle veya ses dalgası le yönlendirilebilir. Konunun uzmanı Bill Gates‘in alanı da bu değil mi? Bu yüzden İnternet, uydular, akıllı telefonlar, bilgisayarlar, televizyonlar ve nihayet baz istasyonları üzerinden nubotlar yönlendirilebilir!

Bu teknoloji, bütün viral hastalıkları yok etmek için de kullanılabilir küresel salgın çıkarmak için de!

“Yeni Dünya Düzeni” dedikleri, “ulusal sınır tanımayan” düzen işte budur!

 

Alıntı

Mar 31

KORONA VİRÜSÜ (KOVİD-19)

KORONA VİRÜSÜ (KOVİD-19)

 

Görünmeyen bir virüs tanımaz makam, sınır

Kurdu Korona Çin’de Wuhan’da gizli üssü

Enfekte olanların bedenleri ısınır

Diz çöktürdü dünyaya şu “Korona” virüsü

 

Aniden, birdenbire nasıl nereden çıktı?

Dünyayı saran kâbus tüm sınırları yıktı

İnsanlığın düşmanı cani eller mi sıktı?

Diz çöktürdü dünyaya şu “Korona” virüsü

 

Görünmez ordusuyla virüs sardı her yanı

Acımasız, vicdansız aldı binlerce canı

İnsan şaşkın, çaresiz arıyor bir imkânı

Diz çöktürdü dünyaya şu “Korona” virüsü

 

Can düşmanı bir cani tüm ülkeleri sardı

Dünyaya kafa tutan kartelleri mi vardı?

İnsan bir görebilse can evinden tutardı

Diz çöktürdü dünyaya şu “Korona” virüsü

 

Hani süper güçtünüz bir baykuş olup çöken?

Ordularınız nerde, ülkelerde kan döken?

Masumların ahı bu ciğerinizi söken

Diz çöktürdü dünyaya şu “Korona” virüsü

 

Hak, adalet deyince gücünüz konuşurdu

Bir acizlik içinde akıllarınız durdu

Bu katil, cani virüs sizleri de mi vurdu?

Diz çöktürdü dünyaya şu “Korona” virüsü

 

Şu aklı kullanmayı ah bir öğrenebilsek!

İnsanlık tarihinde ne tufanlar var desek

Ad mı? Lût mu? Sodon mu? Hangisinden bahsetsek?

Diz çöktürdü dünyaya şu “Korona” virüsü

 

Hakk’ı bilmeyenler ki; bilinmeyecek elbet

Misliyle öç alacak görünmeyecek elbet

Kişi kendi zulmüne sevinmeyecek elbet

Diz çöktürdü dünyaya şu “Korona” virüsü

 

“Evde kalın” dediler fakat çalışanlar var

Fırsat bilip çekilmiş görünmeyen bir duvar

Söyle, “Kanal İstanbul” şimdi neyine uyar?

Diz çöktürdü dünyaya şu “Korona” virüsü

 

Samimiyet, ciddiyet, sevgi saygı harabe

Oynuyoruz milletçe çocukça bir kör ebe

Demesin hiçbir cana “Korona virüs” sobe

Diz çöktürdü dünyaya şu “Korona” virüsü

 

Kenan ŞAHBAZ

Mar 30

ALTIN SÖZLER

ALTIN SÖZLER

* “Umut çalışan insanların rüyasıdır.” Plinius

* “Kılıçla oynayanın ölümü kılıçla olur.” Joseph Conrad

* “İnsan aç kalmaya görsün, inançlarını bile yer.” Albert Camus

* “Aç mideye kuru söz, vız gelir.” Daniel Defoe

* “Anamdan doğdum gittim pazara, 3,5 arşın bez aldım döndüm mezara.” Yunus Emre

* “Önce yaşa, sonra felsefe yap.” Thomas Hobbes

* “Kışmış, yazmış umurunda değilse mutlusun demektir.” Anton Çehov

* “Düşünürü öldürmek, düşünceyi öldürmez.” Arnold Wesker

* “Aynalara ve gazetelere asla inanmayın.” John Osborne

* “Ne kadar yükseğe çıkarsan o kadar yalnızlaşırsın.” Mary B. Gilson

Mar 29

“VİRÜS KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI”

“VİRÜS KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI”

Microsoft’un kurucusu Bill Gates‘in beş yıl önce yaptığı konuşmasından

“Önümüzdeki 10 yılda eğer bir şey 10 milyondan fazla insanın hayatına son verirse bu bir savaştan çok, yüksek derecede hızlı yayılan bir virüsle olur. Füzelerle değil, mikroplarla olur.

-Bulaşıcı hastalığa yakalandığı halde kendini iyi hisseden, uçağa binmiş ya da markete gitmiş birinden virüs kapabilirsiniz.

-Virüsün kaynağı Ebola gibi doğal bir salgın da olabilir ya da bir biyoterörizm de olabilir.

-Öncelikle yoksul ülkelerde güçlü bir sağlık sistemi ve tıbbi ekipler kurulmasına ihtiyacımız var.

-Simülasyonlar yapmamız gerekiyor. Savaş oyunları değil bakteri oyunları. ABD’de yapılan son bakteri oyunu 2001’den önceydi ve çok iyi sonuçlanmadı. Şu ana dek skor; Bakteriler:1- İnsanlar: 0.” 

Bu arada, Vuhan’daki viroloji laboratuvarının patentinin Bill ve Melinda Gates vakfına ait olduğu, geçen yıl Çin’de yapılan virüsten korunma tatbikatına Gates Vakfı’nın da katıldığı ortaya çıktı. Gates Vakfı’nın Almanya’da korona virüse karşı aşı geliştiren ve ABD Başkanı Donald Trump‘ın da telif haklarını satın almak istediği Curevac firmasına hissedar olduğu da anlaşıldı.

 

Alıntı

Mar 28

İKİ OLASILIK

İKİ OLASILIK

Temel ile Dursun konuşuyorlardı…
Temel Dursun’a sorar: – Savaş çıkarsa poku yedik galiba.
Dursun düşündü: – İki olasılık var, dedi. Ya çıkar ya çıkmaz.
Çıkmazsa mesele yok, çıkarsa iki olasılık var:
Ya çürüğe çıkarız ya askere alınırız. Çürüğe çıkarsak mesele yok, askere alınırsak iki olasılık var:
Ya geri cephe ya ileri cephe. Geri cephede kalırsak mesele yok, ileri cepheye gidersek iki olasılık var:
Savaşı ya kazanırız ya kaybederiz. Kazanırsak mesele yok, kaybedersek iki olasılık var:
Ya esir düşeriz ya ölürüz.
Esir düşersek mesele yok, ölürsek iki olasılık var:
Ya gömerler ya kağıt fabrikasına yollarlar. Gömerlerse mesele yok, kağıt fabrikasına yollarlarsa iki olasılık var:
Ya gazete kağıdı ya tuvalet kağıdı. Gazete kağıdı olursak mesele yok, tuvalet kağıdı olursaaak…
İşte o zaman poku yedik Temel!…

Mar 27

BİLL GATES’İN KORKUNT İTİRAFI! (1)

BİLL GATES’İN KORKUNT İTİRAFI! (1)

Korona virüs salgını konusunda, bilimsel veya kurgusal bütün tartışmaların içinde Bill Gates var. Kendisiyle yapılan ve 19 Mart 2020’de yayınlanan son röportajda, “etkili bir tedavi ne zaman mümkün olabilir?” sorusuna cevap verirken, “Vakıf, endüstrinin tüm yeteneklerini devreye sokarak bir terapötik hızlandırıcı düzenledi. Buradan bir şey çıkacağını umuyorum. Bir antiviral veya antikorlar, iyileşen insanlardan alınan kanı (plazmayı kullanmak da olabilir” dedi

Gates, “Klorokin / hidroksiklorokin hakkındaki düşünceleriniz nedir?” sorusuna “İncelenen birçok terapötik ilaç var. Terapötik ilaç için tüm fikirleri tarıyoruz.” cevabını verdi

Gates, “Karantinanın ekonomik etkisi büyük olacaktır, ancak bahsettiğim ‘test parçacığı’ iyi geliştirilirse sonunda tekrar açılabiliriz. Bence bu salgın kontrol altına alındıktan sonra hükümetler ve diğerleri bir sonrakine hazır olmak için büyük yatırım yapacaktır. En çok zarar görecek gelişmekte olan ülkelere yardımcı olmak için küresel işbirliği şarttır. Tüm dünyada terapötikleri test etme ihtiyacı var. Virüs ulusal sınırları tanımıyor.” dedi. 

***

Peki “terapötik” nedir, parçacık nedir? Tüm dünyada, insanlara hangi yolla verilmesi düşünülüyor? Bütün dünyayı 18 ay sürecek bir salgınla korkutarak ve evlerine kapatarak mı? Salgının 18 ay süreceğini New York Times, resmi bir rapora dayanarak açıkladı! Bill Gates, bu konudaki soruyu geçiştirdi…

Bill Gates’in bahsettiği terapötik veya parçacık, “Protein kenetli reseptör” demek!

“Şimdi bu da ne demek?” diyenler olabilir?

“Çip”tir çip!’

Bill Gates, her insanın proteinlerine kenetlenecek reseptör geliştirildiğinden bahsediyor!

 

Alıntı

Mar 26

Hz. MUSA HİKÂYESİ

Hz. MUSA HİKÂYESİ

 

Firavunlar devrinde İsrail oğulları Mısır’dadır. Piramitlerin inşaatında çok ağır şartlarda çalıştırılmaktadırlar. Çeşitli işkencelere uğramakta, acı ve ıstırap çekmektedirler.

Dönemin firavunu bir rüya görür. Kudüs’ten bir ateş çıkmış, bütün Mısır halkını yakmış, fakat İsrail oğullarını yakmamıştır. Firavun dehşet içinde uyanır ve rüya tabircilerini çağırır. Rüyanın yorumu hiç de iç açıcı değildir. Tabirciler şöyle derler:

“Bugünlerde İsrail oğulları içinde bir çocuk doğacak ve senin saltanatına son verecek.”

Firavun zaten zalim bir insandır. Derhal buyruk verir: “İsrail oğulları içinde bu yıllarda doğacak olan bütün erkek çocuklar öldürülsün!”

Hunharca öldürülür çocuklar. İşte Musa da o yıllarda doğar. Zavallı anne, çocuğu öldürülmesin diye onu bir sandığa koyar ve Nil Nehri’ne bırakır. Akıntı çocuğu Firavun’un sarayına götürür. Firavun’un karısı Asiye sandığı görür ve aldırır. Çocuğu evlat edinir.

Hikâyeyi uzatmaya gerek yok. Musa, Firavun’un sarayında büyür. Mısır’dan çıkar. Tur Dağı’nda kendisine peygamberlik gelir. Mısır’a döner. Dinini yaymaya başlar. Firavun ve adamları asla imana gelmezler. Mısır’ın başına bir sürü felaket yağar. Kuraklık, çekirge istilası, kurbağa istilası…

Sonunda Firavun, Musa’nın kavmini alıp Mısır’dan çıkmasına izin verir. Verir ama sonra da ordusuyla peşine düşer. Hz. Musa’nın mucizeli bastonuyla Nil Nehri yarılır. İsrail oğulları geçer. Onları kovalayan Firavun ve adamları, nehrin birden kapanmasıyla yok olup giderler.

Olay, Kur’an’ın çeşitli ayetlerinde de vardır. Tefsirlerde ve kısas-ı enbiya kitaplarında birçok değişkeleri (varyantları) de bulunur.

 

 

Mar 25

SIĞINMACILARI MÜLTECİ YAPMAK..

SIĞINMACILARI MÜLTECİ YAPMAK..

 

Raporun içerisinde “radara takılanlar” diye bir başlıkla bizi ve birçok gazeteciyi hedef göstermişler.

Yeniçağ internet sitesinde çıkan “Suriyelilere Özel Doğum Servisi” haberimizi “Nefret söylemi ve düşmanlaştırıcı ifade” olarak yorumlamışlar.

Bakın bu sözde kuruluş bizi nasıl hedef gösteriyor:

“Haberde Suriyeli mültecilerin doğum oranının yüksekliğinden ve bu durumun ekonomik ve sosyal açıdan vatandaşı zorladığından bahsedilmiş, ‘İktidarın görmezden geldiği sorun ekonomik ve sosyal açıdan vatandaşı içinden çıkılmaz bir duruma sürüklerken, Suriyeli sığınmacıların doğum oranının Türk vatandaşları geride bırakması da dikkat çekici bir başka detay.’ ifadeleriyle içeriğe taşınmıştır.

…SGK prim borcunu ödeyemeyen milyonlarca vatandaşın sağlık hizmetlerinden ücretli yararlanıyor olmasına rağmen, mültecilerin ücretsiz tedavi ve ilaç ihtiyacını karşılaması iddiasına yer verilmiş, sağlık hizmetlerindeki değişimlerin sorumlusu olarak mülteciler hedef gösterilmiştir.

Suriyeli mültecilerin doğum oranının fazlalığına, uyuz, verem gibi hastalıkların başlatıcısı ve taşıyıcısı olmalarına, hastanelerde yaşanan yoğunluğun sebebinin mülteciler olduğuna dair şikayetleri sıklıkla haberlerine taşıyan yenicaggazetesi.com.tr, mültecilerin sağlığına yönelik yapılan olumlu girişimleri de düşmanlaştırıcı ifadelerle platformuna taşımaktadır.”

Haber doğru mu? Doğru.

O zaman susacaksınız! Bunun yerine hedef gösteriyorsanız, ben sizi sorgularım.

Bakalım bu raporu kimler hazırlatmış:

“Bu yayının tasarımı, Etkiniz AB Programı kapsamında Avrupa Birliği finansal desteği ile üretilmiştir.”

Türk vatandaşlarıyla ilgili tek kuruş yatırım yapmayan AB, Suriyeliler üzerinden bize saldırmak için bu derneği tutmuş anlaşılan.

Derneğin sitesinde iş birliği yaptıkları kurumları da inceledim.

Türkiye’den, “Milli Eğitim Bakanlığı, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Göç İdaresi Genel Müdürlüğü, Sultanbeyli Belediyesi, Sultanbeyli Kaymakamlığı, Marmara Belediyeler Birliği, İstanbul Kalkınma Ajansı…” gibi kurumlarla çalışıyorlar.

Gelelim en kritik bağlantılara, yani Türkiye’ye nizam vermek isteyen milyonlarca sığınmacıyı Türkiye’de tutup, vatandaş yapabilmek için gece-gündüz çalışan STK’lara…

Mülteciler Derneği yurtdışı ortakları: “Alman Uluslararası İşbirliği Kurumu (GİZ), Avrupa Birliği Türkiye, Consience International, Europen Commission, Giz GMBH, Hanan Foundation, IBC, Limbs International, Relief International, Reslog, SPD, Türk-Alman İşbirliği Mesleki Beceri Geliştirme Projesi, Sequa gmbh, The UN Refuugee Agency, United Work, ZGeMı…”

Raporu hazırlayanları da araştırdım. PKK’nın yan kuruluşu olan Halkların Demokratik Kongresi’nin (HDK) tüm faaliyetlerinde varlar. LGBTİ için tüm dış destekli projelerin içindeler, cezaevindeki PKK’lı teröristlerin sağlık sorunlarıyla da yakından ilgililer!

Türkiye’deki sığınmacıların kalıcı hale getirilmesinden başka amaç gütmeyen bu STK’lar neden Mülteciler Derneği’ne bu kadar destek veriyor?

Dahası Türkiye’deki bakanlıklar gazetecileri hedef gösteren bu derneği hangi kapsamda onaylıyor?

Türkiye’ye tarihin en büyük demografik operasyonunu Suriyeli sığınmacılar üzerinden yapan uluslararası sermaye ve yerli işbirlikçileri, ipliğinizi pazara çıkarmaya devam edeceğiz, merak etmeyin!

 

 

Alıntı

Mar 24

TURAN

TURAN  

   

Gök Bayrağı andırır asırlardır gökyüzü

Bildiğimiz tarihin Türk’e ait önsözü

Her iki cihanda da haykırır Türk’ün  özü!

Yetti artık bu çile gülmeli Türk’ün yüzü

Uyku haramdır Türk’e durulmadıkça Turan!

Kalplere  mühür gibi vurulmadıkça  Turan!

Hiçbir Türk huzur bulmaz, kurulmadıkça Turan!

 

Yaratılmış olmanın hazzını bilen Türk’üz

Demir denilen dağı ateşle delen Türk’üz

Ebede hedeflenmiş, ezelden gelen Türk’üz

Ölüme kafa tutan yiğitçe ölen Türk’üz

Uyku haramdır Türk’e durulmadıkça Turan!

Kalplere  mühür gibi vurulmadıkça  Turan!

Hiçbir Türk huzur bulmaz, kurulmadıkça Turan!

 

Her bayrakta hilal var aylarımız aynıdır

Kültürümüz, ırkımız, boylarımız aynıdır

Tarihten gelen ırkız soylarımız aynıdırbayrak

Yüzyıllardır yaşanan toylarımız aynıdır

Uyku haramdır Türk’e durulmadıkça Turan!

Kalplere  mühür gibi vurulmadıkça  Turan!

Hiçbir Türk huzur bulmaz, kurulmadıkça Turan!

 

Tarihte kayıtlıdır Mete Han’dır ilkimiz

Güven salan mühürdür, her devirde börkümüz

Hep Turan aşkı ile söylenmekte türkümüz

Kanla, canla yaşarken “Kızıl Elma” ülkümüz

Uyku haramdır Türk’e durulmadıkça Turan!

Kalplere  mühür gibi vurulmadıkça  Turan!

Hiçbir Türk huzur bulmaz, kurulmadıkça Turan!

 

Kenan ŞAHBAZ

Eski yazılar «