Tem 20

SENİ ÇAĞIRIR

SENİ ÇAĞIRIR

 

Şakır yüreklerde aşkın bülbülü

Duyamaz her kulak öter, bağırır

Solmaz sonsuza dek bu aşkın gülü

Yarattığın şanlar seni çağırır

 

Doğmadan her canlı sevgine hasret

Saymakla biter mi verdiğin ibret?

Bağlandı şeytanla fitne ve şirret

Her vakit tüm canlar seni çağırır

 

Varları yok eden, yoku var eden

Her iki cihanı küfre dar eden

Seven gönüllere her dem kâr eden

Şahadetle kanlar seni çağırır

 

Hak bilmeyen yürek şaştıkça şaşar

Hakk’ın müjdesiyle yürekler coşar

Müjdelenmiş kullar cennete koşar

Hilal, yıldız, tanlar seni çağırır

 

Rahmetin sonsuzdur tükenmez, bitmez

Sana inanmayan beş para etmez

İlminin sırrına akıllar yetmez

O mübarek anlar seni çağırır

 

Kenan ŞAHBAZ

Tem 19

Yunanistan Türkiye’nin Petrolünü Çalıyor!…

Yunanistan Türkiye’nin Petrolünü Çalıyor!…

2002 yılından önce Türk askeri uçakları, Taşoz, Semadirek, Limni, Bozbaba ve İpsara adaları ile adaların karasularının üzerinden uçabiliyordu. Erdoğan ve AKP Hükümetlerinin iktidara gelmesi ile birlikte anılan uçuşlar durduruldu. Yunanistan’ın 1987 yılında Taşoz Adası yakınlarında petrol arama girişimi dönemin hükümeti tarafından engellendi.

Erdoğan ve AKP Hükümetleri döneminde, Yunan Enerji Şirketi ENERGEAN, hiçbir engelle karşılaşmadan 2015 yılında Taşoz Adası karasularında petrol arama çalışmalarına başladı. ENERGEAN Şirketi Prinos adlı bölgede, 31 metre derinlikte 7 petrol kuyusu açtı.

Şirketin açtığı petrol kuyularının Taşoz Adası’na olan uzaklığı 8 km, Yunanistan’ın kuzey kıyılarına olan uzaklığı ise 18 km’dir. Taşoz Adası’nın 6 millik Türk karasuları içinde olan petrol kuyuları Yunan karasularının tamamen dışında bulunuyor. Şirket petrol kuyularının sayısını artırdı. 2017 itibarı ile Türk karasularında bulunan 11 petrol kuyusunda günde 3.823 varil ham petrol çıkartılıyor.

Ham petrol deniz tabanına döşenen petrol boru hattı ile Kavala’daki rafineriye pompalanıyor.”

 

 

Alıntı: Ahmet TAKAN

Tem 18

Eşeğe Yazık Olur

 Eşeğe Yazık Olur

Nasreddin Hoca hayvanlarına ağır yükler yükleyen onlara eziyet eden köylülerine iyi bir ders vermek ister. Günlerden bir gün eşeğine binerek köy meydanında dolaşmaya başlar. İşin garibi dolu bir çuvalı da sırtına almış, köyün içerisinde gezmektedir. Köylüler şaşırıp sormuş :
– Yahu Hoca , hem eşeğin üzerindesin, hem çuvalı sırtında taşıyorsun. Bu iş nedir böyle ? Nasrettin Hoca cevabı yapıştırmış hemen :
– Zavallı hayvancık, der. Zaten neredeyse gece gündüz durmadan bana hizmet ediyor. Sırtına bindiriyor, yüklerimi taşıyor, değirmeni çeviriyor. Bu kadar hizmetlerinden sonra dolu çuvalı da eşeğe yüklemek istemedim. Eşeğe yazık olur. Bu yüzden ben sırtıma çuvalı aldım.

 

Tem 17

“Reis”, klarnetçiyi Ege’ye götür!..

“Reis”, klarnetçiyi Ege’ye götür!..

Yunan silahlı kuvvetleri, 28 Mart Çarşamba günü, Ege Denizi 12 ada bölgesinde, Pyrpolitis Müşterek Harekâta Hazırlık Tatbikatı yaptı. Hiç çekinmeden Türkiye’ye küstahça tehditler savuran Yunan Savunma Bakanı Panos Kammenos’un talimatı ile icra edilen askeri tatbikatı, Yunan Genelkurmay Başkanı Oramiral Evangelos Apostolakis sevk ve idare etti. Tatbikata Yunan, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri birlikleri ile yüzer ve uçar unsurlar katıldı. Tatbikatta yer alan askeri araç ve gereçler ayrıca dikkat çekiciydi!..

Tatbikata çok sayıda firkateyn katıldı.

Fırkateynlere ilave olarak güdümlü füze taşıyan gemiler de tatbikatta yer aldı.

Havuzlu çıkarma gemisine yüklenen Yunan SAT komandoları, saldırı botlarını denize indirerek kıyı başını ele geçirme harekâtını icra etti.

Tatbikatta hovercraft cinsi hava yastıklı çıkarma gemilerinin kullanılması dikkat çekti.

Adalar bölgesine helikopterler ile uçar birlik harekâtı yapıldı. Denizden çıkan birlikler ile karadaki birlikler birleşti.

Millî Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri emekli Kurmay Albay Ümit Yalım, 12 adanın, 1947 Paris Antlaşması’nın 14’üncü maddesine göre gayriaskeri statüde olduğuna dikkat çekti. Ümit Yalım, “ayrıca antlaşmanın EK 13, D paragrafına göre gerek adalar üzerinde gerekse adaların karasularında askeri tatbikat yapılması yasaklanmıştır. Yunanistan, açık bir şekilde 1947 Paris Antlaşması’nı ihlal etti. Yunanistan, gayriaskeri statüdeki 12 ada bölgesinde ve adaların karasularında askeri tatbikat yaparken, 1947 Paris Antlaşmasını ihlal ederken AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Savunma Bakanı Nurettin Canikli olanı biteni turist gibi seyretti. Yunanistan’a müzik notası bile verilmedi” dedi.

Yunan küstahlıkları sadece bunlarla sınırlı değil. Sizlere, dümbelek, klarnet partileri izletilirken Türkiye’nin batıdan nasıl işgal edildiğine dair gerçekleri belgeleriyle ısrarla aktarmaya devam edeceğim.

Eyy ünlüler!.. Bir vapur kiralayıp Ege’de adalar turu atmayı düşünür müsünüz?.. Güvertede göbek atıp Yunan’ı korkutursunuz… Dümenden “van minit” yapıp bir iki ihale, iş daha kaparsınız!..

 

 

Alıntı: Ahmet TAKAN

 

Tem 16

”Aşil topuğu”

”Aşil topuğu”

Mitolojiye göre Aşil, Truva Savaşındaki Greklerin büyük savaşçısıdır. Annesi bu savaşçıyı kutsal Nehir’de yıkayarak, kutsamış ancak bu kutsayış sırasında ellerinin suya değmemesi gerektiği için bebeğini suya topuğundan tutarak sokabilmiştir. Rivayete göre ne ok, ne de kılıç işlermiş Aşil’e.. Bu derece ölümsüzlükle kutsanmış olan Aşil’in ölümlü olduğu tek noktası ise Nehir’de annesinin elleri ile tuttuğu ve ıslanamayan topuğu olmuş..

Herkesin, her olayın ”nehirde ıslanamayan” bir yeri mutlaka vardır. Köşe adım bu neden ile ”Aşil topuğu” dur. Aşil’in o yüzden topuğundan vurulduğu söylenir.

Tem 15

KÖR VE SAĞIR NUMARASI AKP’Yİ KURTARIR MI?

KÖR VE SAĞIR NUMARASI AKP’Yİ KURTARIR MI?

 

Sınırlarımızda ateşle oynayan Yunanistan’ın küstahlıkta sınır tanımayan Savunma Bakanı Kammenos adalara ve Türkiye sınırına toplam 7 bin askerin gönderildiğini söylemekle yetinmedi. Belgelerde Ahikerya, Lozan Antlaşması’nda İkarya olarak adı geçen burnumuzun dibindeki adada, Kammenos, ağzından salyalar akıtırken namluların Türkiye çevrildiği gerçek mermilerle büyük bir tatbikat yapıldı…

Kuşadası sakinlerinin kulakla duyabileceği mesafede gerçekleşen askeri tatbikatta namluları Türkiye’ye çevrili toplardan yoğun atışlar yapıldı. Türkiye’de hükümet yetkilileri, küstah Yunan Bakan’a cılız bir şekilde “akıllı ol” tepkisi vermekle yetinirken, tatbikatı görmemezlikten, top atışlarını da duymamazlıktan geldi!.. Yunanistan’ın adada alay seviyesinde askeri birliği de var… Ahikerya Adası’ndaki tatbikata Kammenos ile birlikte önemli sayıda üst düzey Yunan askeri yetkililerin katılması da dikkat çekti. Yunan Savunma Bakanı Kammenos, Kara Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Stefanis ve ASDEN Adalar Komutanı Korgeneral Manolakosile birlikte Sisam Adası’nın batısında bulunan Ahikerya Adası’nda, 4 Nisan Çarşamba günü icra edilen askeri  tatbikatla ilgili haber, resim ve video görüntüleri Yunan Savunma Bakanlığı’nın resmi internet sitesinden tüm dünyaya yayınlandı. Türkiye’den ise “eyt”, “üyt” eden çıkmadı!..

Yunanistan’ın Lozan Antlaşması’nı ihlal ederek Türkiye’ye meydan okumaya cesaret edebildiği bu küstahlığını fotoğraflı belgeleriyle izah etmeye çalışalım;

Tatbikatta gerçek mermilerle atış yapıldı, sis bombaları da kullanıldı.

Tatbikatta 105 mm.lik çekili obüslerle atış yapılması dikkat çekti.

 Yunan Savunma Bakanı Kammenos, tatbikat bitiminde askerleri tebrik etti ve tatbikata katılan askerler ile birlikte toplu fotoğraf çektirdi.

Yunan işgali altında bulunan 18 Türk adası ve 1 Türk kayalığında hâlihazırda 5 binden fazla Yunan askeri bulunduğuna dikkat çeken Millî Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri emekli Kurmay Albay Ümit Yalım, “önümüzdeki günlerde Ege adalarına yapılacak takviye ile bu sayının 6 bini aşması bekleniyor” dedi.

Ümit Yalım, “Ahikerya Adası, Lozan Antlaşması’nın 12 ve 13’üncü maddelerine göre gayriaskeri statüde. Yunanistan açık bir şekilde Lozan Antlaşması’nı ihlal etti. Yunanistan başta Ahikerya Adası olmak üzere Kuzey Ege adalarının üzerindeki kullanma hakkını kaybetti. Yunanistan gayriaskeri statüdeki Ahikerya Adası’nda icra ettiği askeri tatbikatta gümbür gümbür topçu atışı yaparken, Lozan Antlaşması’nı ihlal ederken AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Savunma Bakanı Nurettin Canikli olanı biteni turist gibi seyretti. Yunanistan’a müzik notası bile verilmedi” diye konuştu.

 

 

Alıntı

Tem 14

ALTIN SÖZLER

ALTIN SÖZLER

* “Alçak yerde, tepecik kendini dağ sanır…” Şinasi

* “Bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete…” Nasreddin Hoca

* “Size yapılan en ufak yardımı sakın unutmayın. Yaptığınız en büyük yardımı ise hiçbir zaman hatırlamayın.” Chiljon

* ”Entelektüeller atom silahlarını mükemmelleştirmek için ve atomun parçalanması için uğraş veren kimseler değildir. Bu kişilere bilim adamı denir. Fakat, bu silahların toplum üzerindeki yıkıcı gücünü tartışan kişiler entelektüeldir. Somut araçlara eleştirel olarak yaklaşır, kimse tarafından görevlendirilmemiştir ve bu nedenle toplumda yalnızdır” J.Paul Sartre

* “Tüm büyük hataların altında, gurur yatar.” John Ruskın

* “Gerçekliği, pek az insan hayal edebilir.” Goethe

* “Vatanı korumak, çocukları korumakla başlar.” Mustafa Kemal Atatürk

* “Dünyanın en tehlikeli hali, cehaletin örgütlü eyleme geçme halidir…” Goethe

* “Ruhu öldürmek, cismi öldürmekten daha büyük cinayettir.” Gerhart Hauptmann

Tem 13

22 ülkeden Çin’e Doğu Türkistan tepkisi;

 22 ülkeden Çin’e Doğu Türkistan tepkisi; kitlesel gözaltıları derhal durdur, Uygurları serbest bırak

Çoğunluğunu Batılı ülkelerinin oluşturduğu onlarca ülke, Çin yönetimine ortak bir mektup göndererek Doğu Türkistan’daki toplama kamplarında zorla tutulan Uygurların derhal serbest bırakılması için çağrı yaptı.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu’nda yazılan mektup, bir ilk olma özelliği taşıyor.

Batılı diplomatlar aralarında Avustralya, Yeni Zelanda, Kanada, Japonya, İngiltere, Fransa, Almanya, İsveç, Letonya, Litvanya, Estonya, Danimarka, Norveç, Kuzey İrlanda, Hollanda, İzlanda, Lüksemburg, İspanya, Avusturya, İrlanda, Belçika ve İsviçre’nin de bulunduğu toplam 22 ülke büyükelçisi tarafından imzalanan 8 Temmuz tarihli mektubun Doğu Türkistan ile ilgili ortak ve net bir tutum olduğunu belirtti.

Mektubu değerlendiren Avrupalı bir büyükelçi, “Bu resmi bir adım çünkü BM İnsan Hakları Konseyi’nin resmi bir belgesi olarak yayınlanacak.” değerlendirmesinde bulundu.

“Devasa toplama kampları ve yasa dışı gözaltılardan derin endişe duyuyoruz”

Mektupta devasa toplama kamplarındaki yasa dışı gözaltılardan ve diğer azınlıkların yanı sıra özellikle de Uygurları hedef alan yaygın izleme, gözetleme ve kısıtlamalardan derin endişe duyulduğu dile getirildi.

22 ülkenin ortak mektubunda şu ifadeler yer aldı:

“Çin’i, yasalara uymaya, uluslararası yükümlülüklerini yerine getirmeye, Sincan (Doğu Türkistan) ve Çin genelinde din ve inanç özgürlükleri de dahil olmak üzere insan haklarına ve temel özgürlüklere saygı göstermeye çağırıyoruz.

Çin’i, Sincan’da (Doğu Türkistan) Uygur Türkleri ve diğer Müslüman topluluklara mensup azınlıkları keyfi gözaltılardan, serbest dolaşım haklarını ellerinden almaktan uzak durmaya davet ediyoruz”

Ayrıca Çin’e gönderilen mektupta imzası bulunan 22 devlet, Pekin yönetiminden, BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet’nin de aralarında bulunacağı uluslararası bağımsız uzmanlar heyetine Doğu Türkistan’a “tam erişim” izni vermesini istedi.

ABD başta olmak üzere Batılı ülkeler, Çin’in kendi planladığı Doğu Türkistan ziyaretlerinin ‘propaganda ve göz boyama’ amaçlı ‘tiyatrodan ibaret’ olduğunu belirtiyor.

Toplama kampları

Çin’in dünyaya eğitim merkezi olarak lanse ettiği toplama kamplarında ABD Dışişleri Bakanlığı verilerine göre 3 milyon civarında Uygur Türkü zorla tutuluyor.

Diasporadaki Uygurlar, asimilasyon ve kültürel soykırım olarak tanımladıkları toplama kamplarına götürülen kişilerin çocuklarının ellerinden alındığını ve bir daha göremediklerini belirtiyor.

Binlerce Uygur çocuk, ailelerinden koparılmış durumda.

Toplama kamplarına götürülenlerin büyük bir kısmından bir daha haber alınamıyo

Tem 12

KULAKLAR MI SAĞIR VİCDANLAR MI KÖR?

KULAKLAR MI SAĞIR VİCDANLAR MI KÖR?

Her an kurşunlanır çok can, çok hane
Gaye, parçalamak terör bahane 
Vatan da, bayrak da yalnız bir tane
Gören gözler, susan diller mi nankör?
Kulaklar mı sağır, vicdanlar mı kör?

* * *
Hürriyet idraki girer mi kına?
Bir kıvılcım düşer asil kanına
Bu cihan dar gelir Türk’ün şanına
Gören gözler, susan diller mi nankör?
Kulaklar mı sağır, vicdanlar mı kör?

* * *
Garbın papazları asrın cinleri
Birbirine düşman eder dinleri
Diyalogla” besler tüm hainleri
Gören gözler, susan diller mi nankör?
Kulaklar mı sağır, vicdanlar mı kör?

* * *
Ülkede sürerken bu kör dövüşler
CİA ve MOSSAD adamı fişler
Bush’la, Obama’yla gitmez bu işler
Gören gözler, susan diller mi nankör?
Kulaklar mı sağır, vicdanlar mı kör?

* * *
Bilgine, bilene kurşun sıkan var
Faşist” deyip hem de bir kulp takan var
Beslediğin “itten” bayrak yakan var
Gören gözler, susan diller mi nankör?
Kulaklar mı sağır, vicdanlar mı kör?

* * *
Yok, olmuş tarihte hakanlar, hanlar
Bin yıldır toprağa dökülür kanlar
Bir hilal uğruna şehit bu canlar
Gören gözler, susan diller mi nankör?
Kulaklar mı sağır, vicdanlar mı kör?

* * *
Türklük aşkı ile bakmalı bence,
Kafalarda şimşek çakmalı bence,
Yüreklerde ateş yakmalı bence,
Gören gözler, susan diller mi nankör?
Kulaklar mı sağır, vicdanlar mı kör?

* * *
Akıllar, fikirler, insanlar şaştı
Türklüğe hakaret haddini aştı
Türk milletindeyse sabırlar taştı
Gören gözler, susan diller mi nankör?
Kulaklar mı sağır, vicdanlar mı kör?

* * *
Vatandan, bayraktan bıkmak isterler
Yurdun boğazını sıkmak isterler
Türk’ün devletini yıkmak isterler
Gören gözler, susan diller mi nankör?
Kulaklar mı sağır, vicdanlar mı kör?

* * *

Kenan ŞAHBAZ

Tem 11

TÜRK MİLLETİNİ ÇÖKERTME PROJESİ

TÜRK MİLLETİNİ ÇÖKERTME PROJESİ

Büyük Atatürk, sanki bugünü de görmüştü:
‘İngilizler, milletimizi bağımsızlıktan mahrum etmek için, pek tabii olarak evvelâ onu ordudan mahrum etmek çarelerine giriştiler. Mütareke şartlarının tatbikatı ile silâhlarımızı, cephanelerimizi, bütün müdafaa vasıtalarımızı elimizden almaya çalıştılar. Sonra kumandanlarımıza ve subaylarımıza tecâvüz ve taarruza başladılar. Askerlik izzeti nefsini yok etmeye gayret ettiler.
Ordumuzu tamamen lağvederek, milleti, bağımsızlığını muhafaza için muhtaç olduğu dayanak noktasından mahrum etmeye teşebbüs ettiler. Bir taraftan da müdafaasız, ordusuz bıraktıklarını zannettikleri milletin de izzetinefsine, her türlü haklarına ve mukaddesatına taarruzla, milleti alçaklığa, boyun eğmeye alıştırmak plânını tâkip ettiler ve ediyorlar. Herhalde ordu, düşmanlarımızın birinci taarruz hedefi oldu.
Orduyu imhâ etmek için mutlaka subayları mahvetmek, aşağılamak lazımdır. Buna da teşebbüs ettiler. Bundan sonra milleti koyun sürüsü gibi boğazlamakta, engeller ve müşkülat kalmaz.’
***
Yine 12 Haziran 2012 tarihli Yeniçağ’da, Salim Yavaşoğlu imzalı ve ‘AKP ile anlaşarak TSK’yı kafesledik’ başlıklı haberde CIA ajanı Henry Barkey’in, 1 Mart tezkeresinin reddinden sonra ABD’de verdiği konferansta, ‘AKP liderleriyle anlaşarak Türk Ordusu’nu kafeslediklerini’ anlattığı belirtiliyordu.
Haberde ‘CIA’nın Türkiye uzmanı Henri Barkey’in, 2003’te 1 Mart tezkeresinin reddedilmesinden 25 gün sonra 26 Mart’ta Utah Üniversitesi’nde verdiği ‘Felaket ile Flört: Türkiye, Irak ve ABD’ adlı konferansta, AKP lideriyle anlaşarak ‘Türk Ordusu’nu çok sıkı bir kafese kapattıklarını’ söylediği ortaya çıktı. Barkey, AKP’nin, AB reformlarında ısrarlı tutumu ve ABD’nin Türkiye’ye gün vermesi için AB’ye baskı yapmasının ‘Türk Silahlı Kuvvetleri’ni kafesleme planı’nın gereği olduğunu ifade etti.’ deniliyordu.
Bu önemli detaylar alt alta konulduğu vakit 2023’e bir hazırlık yapıldığı anlaşılmaktadır. Zaten federasyon konusunun 2023’ün konusu olduğu ülkeyi yönetenler tarafından defalarca ifade edilmiştir.
Kanaatim odur ki Türkiye’nin direnç noktaları bir bir kırılarak ABD ve Batı’nın arzu ettiği bir Türkiye oluşturulmaya hızla yol almaktadır.”
Bütün bu yapılan işler, Türk Milleti’ni çökertme projesine hizmet etmek değil midir?

 

 

Alıntı

Eski yazılar «