Ara 06

YÜREĞİNE YAZ BENİ

YÜREĞİNE YAZ BENİ

www.kenansahbaz.com

 

Derler ümit vardır çıkmayan canda

Hiçbir canlı baki değil bu handa

Gece de, gündüz de, şafak da, tan da

Sakın kibirlenip görme az beni

 

Gönül güneşleri solmasın asla

Altın, gümüş, zümrüt, olmasın asla

Bu dünya zevkleri dolmasın asla

Asıl cevher için aşkla kaz beni

 

Hem güneş doğarken hem de batarken

Mehtaplı havada tanlar atarken

Bir derin uykuya dünya yatarken

Bir ömür bıkmadan her an sez beni

 

İçindeki duygu azdığı anda

Duygular kalplere sızdığı anda

Kader seni bana yazdığı anda

Aşka mahkûm eder coşkun haz beni

 

Saf, temiz, dupduru kalbe akışı

Mehtabı andırır tıpkı bakışı

İşledi gönlüme sonsuz nakışı

Şaşkına çevirdi cilve, naz beni

 

Atış menzilinden aşkı oklayıp

Bir gül bahçesinde gülü koklayıp

Hem aşk ile özü, sözü yoklayıp

Yüreğine aşk, aşk diye yaz beni

 

Sevmek için ömür kısa, vakit dar

Hangi gönül, hangi sevgiyi tadar

Tek tek çekmek için sonsuza kadar

Aşk evine tespih edip diz beni

 

Sakındıkça geldi esir eyledi

Akıldan geçeni bir, bir söyledi

Aşkın deryasında dibi boyladı

Heyhat! Fena çarptı aşkta faz beni

Kenan ŞAHBAZ

Ara 05

MAĞDURLAR (2)

MAĞDURLAR (2)

www.kenansahbaz.com 

Meryem Bozkurt… Hemşire… Kartal Yavuz Selim Devlet Hastanesi Erişkin Yoğun Bakım Ünitesi’nde çalışırken önce 10 Ağustos 2016’da “tedbiren açığa’ alınmış, sonra da 29 Ekim 2016’da yayınlanan KHK’yla meslekten ihraç edilmiş. “Hastanede çalışan bir arkadaşımın ricasıyla üye olduğum sendikadan kaynaklandığını düşünüyorum ama daha önce de yine arkadaş ricasıyla Türk Sağlık-Sen ve Sağlık-Sen’e de üye olmuştum” diye yazmış.

***                                                                                                                                                                                                                                                                                                     Zeynep Akyol… Öğretmen… “672 No’lu KHK ile ihraç edildim. Bir sene önce istifa ettiğim sendika üyeliği dışında hiçbir alakam olmayan bu FETÖ illeti hayatımı mahvetti” yazmış.

***                                                                                                                                                                                                                                                                                                     Nevin Güzel… “Askeri okullarda Türkçe Öğretmeni olarak çalışan eşim, askeri okullar kapatılınca, bütün öğretmen subaylarla birlikte ihraç edildi. Maliye Bakanlığı’nda çalışıyordum; ben de eşim ihraç edildi diye ihraç edildim. İkimizin de Bank Asya hesabı, sendika üyeliği, ByLock kullanıcılığı yok” yazmış.

***

Meral Silcan… Bursa’da öğretmen… “Yanlışlıkla sendikaya üye oldum; bilemedim böyle olacağını” yazmış. İhraç…

***

Osman Aktürk-Hanife Aktürk… İkisi de öğretmen… İkisi de ihraç edilmiş… Hikayeleri uzun… “Suriyeli göçmenlerden daha kötü durumlara düşmek üzereyiz. Bizler vatan haini değiliz. Buna şehadet edecek bir kişi getirsinler her türlü ceza ya razıyız” diyorlar.

***

Rahmi Beşirik… Öğretmen… 672 No’lu KHK ile ihraç… Soruyor: “Suçum kuvvetle muhtemelen yasal olan bir sendikaya üye olmak. Üye olunması MEB tarafından duyurulan sendikaya üye olan suçlu da, ilan eden MEB Müsteşarı masum mu? Adalet kişiye göre mi işliyor? İhtiyaç kredisi çektim ödeyemiyorum. Kredi kartımı kapatmışlar. Kış geliyor; havalar soğuk. Bugün bize yapılanın yarın size yapılmayacağının garantisi var mı?”

***

Metin Keçeci… Öğretmen… İhraç edildikten sonra sanayide işçi olmak için, petrol istasyonunda pompacı olmak için, kırtasiyede tezgahtarlık için, nereye ne iş için yapmış olursa olsun bütün başvuruları reddedilmiş. “Tamam” diyor; “Devletimiz bizi kamudan ihraç etti ama yaşama hakkımızı elimizden almasın!”

***

Erhan Güngörmüş… Öğretmen… 672 No’lu KHK ile ihraç edilmiş. Aynı dertlerden muzdarip… Mustafa Işık… Gelibolu’dan yazıyor… Öğretmen… Durumu aynı. Fatma Doğan… Öğretmen… Aynı. Suat Solmaz… Öğretmen… Aynı. Talip Arslan…  Gaziantep’ten yazmış; aynı. Gökhan İnan… Afyon’dan; aynı.  Fatih Fidan…  Kayseri’den; aynı. Sedat KavukçuRamazan BölükbaşıHatem BölükbaşıAyşe Yeşilbaş

Serhat Taşpınar… Sayıştay denetçiliğinden ihraç…

 

Kaynak: Adım Hıdır; elimden gelen budur… – Selcan TAŞÇI

Ara 02

Kafamı Dinlerim

Kafamı Dinlerim                                                                                                                         www.kenansahbaz.com

Bir hayli yaşlı olan Fadime ve Temel’e basın mensupları sormuş:
-Kaç yaşındasınız?!
-Seksen yedi, demiş Fadime.. Yüz yaşıma kadar yaşayacağım..
-Ben de seksen yedi, demiş Temel.. Ben yüz bir yaşıma kadar yaşayacağım.
-Neden bir yıl fazla yasamak istiyorsunuz?.?
-Hiç değilse bir yıl kafamı dinlerim.

Ara 01

“MAĞDURLAR” (1)

“MAĞDURLAR” (1)

www.kenansahbaz.com

 

Tutuklu Cumhuriyet Savcısı Mehmet Takımsu ifadesinde şunları söylüyor:

“- Üniversiteye hazırlanırken F. Gülen’in dershanesine gitmedim.

– Üniversitede okurken kiralık evde kaldım. Ev, F. Gülen’in evlerinden değildi.

– FETÖ/PDY’ye ait evlerde veya yurtlarda hiçbir şekilde uğramadım. 

– Bank Asya’yla herhangi bir işim olmadı.

– Üniversiteyi bitirdikten sonra meslek sınavlarına hazırlık kapsamında herhangi bir dershaneye gitmedim.

– FETÖ/PDY’ye ait dernek, yurt veya evlere dinî duygularla da olsa kurban veya para, hiçbir yardımda bulunmadım.

– Gülen Cemaati yapılanmasının yasa dışı niteliğinde olduğunu 17-25 Aralık 2013’ten sonra fark ettim.  

– Çocuğum yüzde 98 özürlüydü. Onun için tayinim Ankara’ya çıkarıldı. Ancak çocuğumun tedavisi yurt dışında görülmesi gerekirken, Adalet Bakanlığı’daki FETÖ’nün güçlü yapılanması yüzünden götüremedim ve oğlumu kaybettim.

– Darbeden 23.00 sularında haberdar oldum ve Facebook hesabımda darbe aleyhinde yazdım.

– Ceyhan’dayken, kızım, 4. sınıfta Burç okullarına başladı. Okuldaki eğitimi beğenmediğim için mayıs ayında kızımı buradan alarak devlet okuluna verdim. Burç okullarının Gülen Cemaati’ne ait olduğunu bilmiyordum.

– Kadirî tarikatı üyesiyim. Bu tarikat, anılan Gülen Cemaati’yle tamamen zıt fikre sahiptir.”

Mehmet Takımsu’nun sorgusu sırasında Ceyhan Cumhuriyet Başsavcısı, “HSYK seçimlerinde kime oy verdiniz?” diye sormuş. Başsavcı: “HSYK’dan liste geldi. Tutuklanmanız için mecburen mahkemeye çıkacaksın.” demiş.

HSYK seçimlerinde MHP kanadından bir adayı desteklemiş. Cemaatten bilinen hiç kimseye oy vermemiş.

Bütün bunları ailesinin anlattıklarına göre yazıyorum. Bir insanın tutuklanma sebebi kamuoyunu ikna edebilmelidir.

HSYK, tutuklansın diye liste gönderdi mi gerçekten?

Kaynak: Adaletin şirazesi kayarsa… – Arslan TEKİN

 

Kas 30

Hangi tarafta olduğum bilinir

Hangi tarafta olduğum bilinir                                                                                                                                                                                                                       www.kenansahbaz.com

Ağzındaki su damlasıyla kendi cürmüne kıyasla devâsa bir ateşe su taşıyan karıncayı tanıyorsunuz…

Hakk’a karşı gelenler bir meydanda odunlardan büyük bir yığın yapıp tutuşmuşlardı. Ateş o kadar büyüktü ki, alevlerden bütün mahlûkat korkup kaçmışlardı. Hakk’ın hakikatin yanında olduğunu göstermek isteyen karınca bütün gücüyle, herkes kudretini, tarafını, gayesini anlasın diye yola koyulmuştu ve düşmüştü yola, ağzında bir damlacık su ile…

Yolda kendisini görüp “Ne yapıyorsun?” diye soran diğer karıncalara “Haberin yok mu, İbrahim’i yakacaklar meydanda, ateşi söndürmeye gidiyorum”.

Diğer karıncaları şaşırtmış, bir o kadar da komik gelmişti bu gayret.

“Senin, ateşin büyüklüğünden haberin yok galiba, bir damla su ile mi söndüreceksin o alevi göklere yükselen ateşi?”.

Karınca”Olsun” dedi, “Hiç olmazsa hangi taraftan olduğum bilinir…”

Kas 29

Kutadgu Bilig’den Yöneticilere Altın Öğütler (1)

Kutadgu Bilig’den Yöneticilere Altın Öğütler (1)                                                                                                                                                                                               www.kenansahbaz.com

    1. ÖĞÜT: İNANÇLI OL

Allah’a sığın, onun emrine itaatsizlik etme! Allah’tan ne gelirse ona razı ol! Ey nimet sahibi olan kimse, şükret. Şükredene Tanrı nimetini artırır. Her mahlûk kendi nasibini alır. Yürüyenler yiyeceklerini ve uçanlar da yemlerini bulurlar.

 

  1. ÖĞÜT: AKILLI OL

Akıl senin için iyi ve yeminli bir dosttur. Bilgi senin için çok merhametli bir kardeştir. Akıl bir meşaledir. Kör için göz, ölü için can, dilsiz için sözdür. Anlayış ve bilgi çok iyi şeydir; eğer bulursan, onları kullan ve uçup göğe çık. Bütün iyilikler bilginin neticesinde meydana gelir. Bilgi ile göğe dahi yol bulunur. Fenalık cahillikten doğar, hastalıklar, kötülükler hep aynı kusurdan ileri gelir. Fakat tedavi ile hastalara şifa verilebilir; terbiye ile kötüler iyi edilebilir; okumak yoluyla da bilgisizlere bilgi verilmiş olur. 

 

  1. ÖĞÜT: ADALETLİ OL

İşi adaletle yap, buna gayret et. Hiç bir zaman zulüm etme. Gönlünü ve dilini doğru tut! Halka faydalı ol, onlara zarar verme! İyi hareket et, kötülerin zararlarını ortadan kaldır! Başkasının zararını isteme, kendin de zarar verme. Hangi işe girersen, önce sonunu düşün. Sonu düşünülmeyen işler, insana zarar getirir. İnsan nadir değil, insanlık nadirdir. İnsan az değil, doğruluk azdır. İnsana insanlığı nispetinde mukabelede bulun. Böyle mukabelede bulunduğu için, insana insan adı verilmiştir. Kimin sana biraz emeği geçerse, sen ona karşılık daha fazlasını yapmalısın. 

 

  1. ÖĞÜT: MERHAMETLİ OL

Ey asil insan! İnsanlığı elinden bırakma, insanlığa karşı daima insanlıkla muamele et. Bütün halka içten gelen merhamet göster. Hep iyilik yap, kendi bencil isteklerine hâkim ol. Kötülük edersen, kötülüğün karşılığı pişmanlıktır. Elinden gelirse, kötülüğün inadına iyilik yap. Kötülük değersiz bir şey olduğu için, onu yapan da değersizdir. Daima iyilik yap ki, kendin de iyilik bul. İnsanların seçkini insanlığa faydalı olan insandır. Halk nazarında muteber kimse, merhametli olan insandır.

Kaynak: http://dahibeyin.blogspot.com.tr/2012/11/kutadgu-biligden-yoneticilere-8-altin.html

 

Kas 28

Avrupa Birliği İlk Anayasası’nın İmza Töreni

Avrupa Birliği  İlk Anayasası’nın İmza Töreni

Tarih 29 Ekim 2004

www.kenansahbaz.com

BU FOTOĞRAFI HATIRLADINIZ MI???
“Dindar nesil yetiştireceğiz” diye yeri göğü inletenler Türkiye Cumhuriyetinin yıkım senedinin altına 29 Ekim 2004’te imza attılar.
Aynı isimler, 29 Ekim 2011’de de Cumhuriyet Bayramı törenlerini iptal ettiler.
Sonrasını tekrar tekrar saymaya gerek var mı? Tayyip Erdoğan ile Abdullah Gül’ün önünde boyun eğdikleri Papa 10. İnnocenzo kim?
İmza attıkları yıkım anayasas
ının içinde ne var? Açıp, okuyun!.. 

***********************************
Bazen yüzlerce satır, bir kare fotoğrafın anlattığını ifade edemez. İşte bu fotoğraf da onlardan biri.
Tarih: 29 Ekim 2004   Yer: Roma
Avrupa Birliği’nin ilk anayasasının imza töreni.
O günün haberini hafızalarınızda tazeleyelim:
“Avrupa Birliği’nin (AB) ilk anayasası, 25 üye ülkenin liderlerinin katıldığı bir törenle İtalya’nın başkenti Roma’da imzalandı. Türkiye’yi temsilen Roma’ya giden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül , nihai senede imza attılar.
Uzun süren tartışmaların ardından üzerinde uzlaşılan AB Anayasası, törenle resmiyet kazandı. Liderler, 47 yıl önce AB’nin temellerini atan Roma Anlaşması’nın da imzalandığı tarihi Campidoglio sarayının Orazi Curiazi salonunda, birliği yeni bir döneme taşıması hedeflenen belgeye onay verdiler. 1957’de Avrupa Ekonomik Topluluğu’nun kurulmasında 6 ülke yer almıştı.
Ev sahibi İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi, törende yaptığı konuşmada, 29 Ekim 2004’ün Avrupa Birliği için “tarihi bir gün” olduğunu belirterek “Avrupa’yı kuranların ütopyası harika bir gerçeğe dönüştü. Avrupa’nın artık bir anayasası da var” dedi.
İmza işlemi, Papa X. Innocenzo’nun heykeli altına yerleştirilen bir masada gerçekleştirildi. İmzalar, Berlusconi, Avrupa Komisyonu Başkanı Romano Prodi, AB Dönem Başkanı Hollanda’nın Başbakanı Jan Peter Balkenende ve bir önceki dönem başkanı sıfatıyla İrlanda Başbakanı Bertie Ahern’in huzurunda atıldı. AB üyesi 25 ülkenin devlet veya hükümet başkanları ile dışişleri bakanlarının Avrupa Anayasası anlaşmasını sırayla imzalamalarının ardından, Türkiye, Romanya ve Bulgaristan’dan oluşan üç aday ülke sadece nihai senedi imzaladı.
AB Dönem Başkanı Hollanda, Roma’da törenin gerçekleştirildiği mekânı ve civarını Hollanda’dan getirilen çiçeklerle süslemesinin yanı sıra, liderlere kalem jesti de yaptı.
Avrupa Anayasası’nın imzalanması için hazırlanan özel kalemler, imza sahibi lider ve bakanlara hatıra olarak bırakıldı. Kalemlerin üzerine Latince olarak “Europae Rei Publicae Status” (Avrupa Cumhuriyeti Anayasası) yazıldı.
“Dindar nesil yetiştireceğiz” diye yeri göğü inletenler Türkiye Cumhuriyetinin yıkım senedinin altına 29 Ekim 2004’te imza attılar.
Aynı isimler, 29 Ekim 2011’de de Cumhuriyet Bayramı törenlerini iptal ettiler.
Sonrasını tekrar tekrar saymaya gerek var mı? Tayyip Erdoğan ile Abdullah Gül’ün önünde boyun eğdikleri Papa 10. İnnocenzo kim?
İmza attıkları yıkım anayasasının içinde ne var? Açıp, okuyun!..
AKP’nin iktidara geldiği günden bu yana eğitim sistemimizde “reform” kandırmacısıyla ne yapılmışsa o var.
“Mustafa Kemal Atatürk’ü silin” talimatının ilham kaynağı neresi?
O imza atılan AB Anayasası.
Camilerde Kelime-i Tevhid’den “Muhammedün Resûlüllah” neden sonra kaldırıldı?
O imza atılan AB Anayasasından sonra..
Haçlı seferlerini başlatan Papa’nın manevi huzuru önünde Hrıstiyanlık anayasasına imza atanlardan dindar nesil yetiştirmelerini bekleyeceğiz…
Öyle mi?
Belki de, bu fotoğraftan dolayı vicdan azabı çektiler ve “Dindar nesil yetiştirelim de bir daha Müslüman bir ülkeden kimse gidip Papa’nın huzurunda boyun eğmesin” dediler!..
Bir millet bu kadar da saf yerine konulur mu?..

Ahmet TAKAN   Yeniçağ
http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/yazargoster.php?haber=21647

Kas 27

HAN OĞUL

HAN OĞUL                                                                                                                                                                                                                                                         www.kenansahbaz.com

 

Yiğitlerden bir yiğit, adı Dağ Han dağ gibi

Şanlı tarihindeki Türk atanı an oğul

Gönlümüzde yaşarsın hala diri sağ gibi

Türk olmak asaleti damarlarda kan oğul

Oğuz ata soyundan Oğuz Türk’ü Han oğul

 

Bağlanmalı her bir Türk Turan adlı görüşe

Yaşanacak sayende huzur, mutluluk, neşe

Türklükle bezenmeli yedi iklim dört köşe

Türk’ün şanlı cevheri Türk bedende can oğul

Oğuz ata soyundan Oğuz Türk’ü Han oğul

 

Korku nedir bilmezdi, dağları inletirdi

Yiğitçe kükredi mi herkese dinletirdi

Azları artırırdı, birleri binletirdi

Türk’ün kızı, kızanı yiğit, kahraman oğul

Oğuz ata soyundan Oğuz Türk’ü Han oğul

 

Altı kardeş altısı birbirinden er çıktı

Her an Türk’ün karşına lanetlenmiş şer çıktı

Kahraman neslinizden asil devletler çıktı

Kızıl Elma ülküsü doğacaktır tan oğul

Oğuz ata soyundan Oğuz Türk’ü Han oğul

 

Hasmını titretmeye bir bakışın yeterdi

Coşkun bir nehir gibi her akışın yeterdi

Zafer nişanlarını o takışın yeterdi

Türk’ün altın zaferi tarihlerde şan oğul

Oğuz ata soyundan Oğuz Türk’ü Han oğul

 

Dokuz Oğuz boyundan dokuz tuğu çıkardı

Savaş meydanlarına bir sel gibi akardı

Şanlı Türk’ün tuğunu zirvelere çakardı

Yaşayacak soyunda sonsuza dek san oğul

Oğuz ata soyundan Oğuz Türk’ü Han oğul

 

Kılıç şakırtıları müziği andırırdı

Türk’e çatan devleri yakardı, yandırırdı

Türk’ün Hilal taktiği düşmanı kandırırdı

Türk’e gıpta etmekte ününü duyan oğul

Oğuz ata soyundan Oğuz Türk’ü Han oğul

 

Asırlar öncesinden atandan buyruk gelir

Gazi ve şehit olup yatandan buyruk gelir

Her zerresi can ve kan vatandan buyruk gelir

Varsın uyusun sular her zaman uyan oğul

Oğuz ata soyundan Oğuz Türk’ü Han oğul

 

Atan Ergenekon’ da dağları eritmişti

İstanbul’da dağlardan gemiler yürütmüştü

Bil ki Anadolu’da düşmanı çürütmüştü

Sen ülküye davaya, Allah’a dayan oğul

Oğuz ata soyundan Oğuz Türk’ü Han oğul

Kenan ŞAHBAZ

Kas 26

ORTADOĞUNUN EN MUTLU EN SEVİNÇLİ DEVLETİ İSRAİL

ORTADOĞUNUN EN MUTLU EN SEVİNÇLİ DEVLETİ İSRAİL

www.kenansahbaz.com

Alman asıllı bir aileden gelen Trump’ın Harp Akademisinde okuduğu eğitimini tamamlamadan ayrıldığı haberleri basında yer aldı. Trump Amerikan toplumunun itibar ettiği, bazı askeri şahsiyetleri danışman olarak kadrosuna dahil ettiğini belirtti. Şu anda görülen manzara dış politikada Trump’ın Obama’dan önceki dönemden gelen çok ağır bir tabloyu omuzlamak zorunda kalacağıdır. Bunların başında hiç şüphesiz BOP geliyor. BOP nedir? BOP özetle; bölgede Irak, Suriye, İran ve Türkiye’nin de dahil edildiği ülkeleri etnik ve mezhep düzeyinde bölüp parçalamak ve uzun vadede Büyük İsrail Projesini Ortadoğu’da gerçek kılmaktır. Amaç bu çatışmalarla yaratılan kaosu ABD’nin kendi lehine kullanması, bölgede tam hakimiyet sağlayarak yeraltı kaynaklarını kendi şirketlerine aktarmasıdır. Bu tabloda IŞİD, ABD’nin bölgede yarattığı yeni terör gücüdür. Basına sızan bazı wikileaks belgelerine göre H. Clinton IŞİD’in ortaya çıkıp güçlenmesinde  bölgedeki bazı liderlerle birlikte önemli rol oynamıştır.

Irak’ta, Barzani güçleri peşmerge ile PYD Kürt gruplar silahlandırılarak “IŞİD’den dünyayı Kürt güçleri kurtarıyor” imajı verilmektedir.

Hiç bir hukuki ve insani gerekçesi olmayan bu yıkıcı BOP’nin yegane panzehiri bölge ülkelerinin ortak hareket etmesidir. Suriye, Irak, İran ve Türkiye kendi varlıkları ve gelecekleri için bu işbirliğine mahkumdur. Gerçek bu iken bölge devlet başkanlarıyla husumet içinde olmamız neye ve kime hizmet edecektir?

 Türk ordusu sınırlarımızı koruma amacıyla komşu ülke topraklarına girmiştir. Özgür Suriye Ordusu(ÖSO) ile birlikte IŞİD’e karşı mücadele etmekteyiz. Şam Hükümeti ise ÖSO’yu “terörist” ilan etmiştir. Bunlar hafife alınacak gelişmeler değildir. Trump da ABD’nin  mevcut Suriye ve IŞİD’le mücadele politikasını eleştirerek “Esad ve Rusya IŞİD’e karşı mücadele ediyor. ABD ise ÖSO’yu destekliyor. ÖSO’nun kimler olduğu belli değil. Esad’ı sevmiyorum ama bu koşullarda doğru olan Esad’la birlikte hareket etmek” ifadelerini kullanmakta. Başkanlık koltuğuna oturmadan Trump’ın yaptığı bu değerlendirme bize göre olumlu ve doğrudur. 

BOP Libya’dan Irak’a muhteşem bir coğrafyayı yakıp, yıkar dengeleri yok ederken Türkiye susmuştur. Halbuki aramızdaki tarih ve kültür birliğini düşünerek ABD’ye yardımcı olmak yerine hiç  olmazsa tarafsız kalmalıydık. Bu noktada Trump, çok gerçekçi açıklamalar yapıyor. “Saddam ve Kaddafi olsalardı  Dünya’nın daha iyi bir yer olacağına inanıyorum. Şu an insanların kafası kesiliyor. İnsanlar boğuluyor. Durum Saddam Hüseyin ve Kaddafi yönetiminden çok daha fazla kötü”  diyor.

Belki dikkatlerden kaçan önemli bir  nokta da İsrail’in bütün bu hengameler koparken sadece susmayı tercih etmesidir. Hiç şüphesiz her türlü gelişmeyi yakınen izlemektedir. İsrail’in sessizliğin sebebi gelişmelerin   çıkarlarına uygun olmasıdır. Yakın ve uzak tehdit oluşturan devletler yerle bir edilmiştir.

 

Kaynak: Donald Trump ve Ortadoğu – Agah Oktay GÜNER

 

Kas 25

Biz böyle şeylere para vermeyiz

Biz böyle şeylere para vermeyiz                                                                                                                                                                                                                             www.kenansahbaz.com

Öğretmen sınıfta ders anlatırken çocuklara sormuş:

-Anneniz sizi çarşıya yolladı, bir kilo patates iki kilo domates, bir paket tuz, yardım kilo da beyaz peynir al, dedi. Patatesin, domatesin, tuzun peynirin fiyatlarını biliyorsunuz, daha önceki derste bu üniteyi işlemiştik. Şimdi hesaplayın bakalım, bakkala ne kadar vermemiz gerekiyor?

Bütün talebeler oturmuş hesabını yapmış, toplamış, defterlerine bir güzel yazmışlar. Ama çocuğun biri hiçbir şey yazmadan öyle oturuyormuş, öğretmen merak etmiş:

-Oğlum sen niye yazmıyorsun?

-Lüzum yok öğretmenim..

-O ne biçim laf! Ne demek lüzum yok! Çocuk gülümsemiş:

-Öğretmenim benim babam bakkaldır, biz böyle şeylere para vermeyiz. :)

Eski yazılar «